Mehmet Şimşek’ten savaşlar ve belirsizlikler ortamında güven verici mesajlar

Kanal 7 Medya Grubu’nun Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ile birlikte organize ettiği “Yükselen Türkiye Zirveleri’ programının ilk bölümünde dün sabah, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i ağırladık. 

Savaşların arttığı, sis bulutlarının öngörüleri azalttığı bir ortamda, Türkiye ekonomisinin durumunu, gidişatını ve karşı karşıya olduğu risk ve fırsatları anlama anlamında, Şimşek’in vereceği mesajlar çok kıymetliydi ve bu nedenle orada bulunan herkes gibi ben de pür dikkat dinledim kendisini. 

Uzun olmasına rağmen iyi yapılmış bir hazırlık ve ekrana yansıtılan görseller üzerinden hem sıkmayan, hem de doyurucu bir sunum yaptı Bakan Şimşek. 

Konuşmasının ilk bölümünde önce bir durum tespiti yaptı. 

Dünyanın içinden geçtiği bu dönemde olup bitenlerin ciddiyetine ve vehametine dair cümleler kurdu. 

Mesela Uluslararası Atom Ajansı Başkanı Fatih Birol’un sözleri üzerinden şu an yaşanmakta olan petrol krizinin tarihte ilk defa bu kadar derin ve sarsıcı nitelikte olduğunu vurguladı. 

Şimşek’in dediğine göre, en kötü petrol krizi yaşandığında bile petrol ticaretindeki kayıplar yüzde 4’ü geçmemiş. 

Oysa şimdi bu oran Hürmüz Boğazı üzerinden yüzde 20’lere kadar çıkmış durumda ve böylesi ilk defa oluyor. 

Savaş şimdi bitse bile enerji akışıyla ilgili sorunlar hemen bitmeyecek diyor Mehmet Şimşek. 

Buna gerekçe olarak gösterdiği verilerden biri, Körfez’de saldırıya uğrayan enerji tesislerinin yeniden eski haline dönecek olmasının yıllar alacak olması. 

Program başlamadan önce yaptığımız kısa sohbette, Körfez bölgesi ülkelerinden mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerden söz etti Mehmet Şimşek. 

Çok detaya girmedi ama aldığı izlenimlerin nasıl olduğunu tahmin edersiniz. 

SAVAŞ DIŞINDA BİR DE BÖYLE BİR DURUM VAR, DÜNYA EKONOMİSİNİ SALLAYAN…

Savaş ve bunun ürettiği büyük enerji krizi dışında dikkat çekici bir tabir daha kullandı Mehmet Şimşek. 

“İkinci Çin Şoku” diye bir kavramdan söz etti. 

Trump’ın Çin mallarının ABD’ye girişini yasaklamasından sonra Çin’in ABD dışında kalan her yere yaptığı ticari hücumlardan bahisle. 

Her yere ucuz ve rekabet üstünlüğü olan Çin malının gitmesi demek, bu pazarlarda diğer rakiplerin mevzi kaybetmesi anlamına geliyor. 

Dünya genelinde üretilen malların yüzde 30’unu şimdiden tek başına kendi uhdesine alan Çin’in bu kapasitesini yüzde 45’lere kadar çıkarması gibi bir durum/risk söz konusu Mehmet Şimşek’in anlattıklarına göre. 

Bu da, dünyanın bu netameli gidişatı karşısında dikkatle........

© Haber7