Ateşkes diplomasisine Türkiye nasıl katkı verdi?

ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta patlak veren savaşta, zorlu çabaların ardından 6’ıncı haftada zor da olsa, geçici bir ateşkes sağlandı. 

Başladığı andan itibaren bölgesel yayılım istidadı gösteren, küresel ölçekte özellikle ciddi bir enerji krizini tetikleyen bu savaşın bitmesi için Türk diplomasisinin etkili bir misyon yürüttüğünü biliyoruz. 

28 Şubat gününden itibaren yapılan seyahatlerden, yüz yüze yahut telefonla yürütülen yoğun diplomasi trafiğinden. 

Bazı istatistikler, Ankara’nın bu ateşin sönmesi ve (belki daha da önemlisi), daha fazla yayılım göstermemesi adına sarf ettiği çabalar hakkında bir takım fikirler veriyor. 

Şimdi, kaynaklardan edindiğim izlenimler, aldığım bilgiler doğrultusunda bunları biraz anlatmak istiyorum. 

En başta, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, savaşan taraflardan ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başta olmak üzere, 23 liderle görüşmeler yaptı. 

Erdoğan, bu yangının uzamadan ve yayılmadan sönmesi adına, bütün ağırlığını devreye soktu. 

Eş zamanlı olarak Erdoğan’ın liderliğinde, Dışişleri Bakanlığı ve MİT, etkin bir trafik yürüttü. 

İstatistiklerden söz ettim, burayı biraz açayım… 

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bu süreçte, 150’den fazla telefon görüşmesi gerçekleştirdi.  Kaynaklara göre Türkiye, savaşın başında iki hedef belirledi:

1-Bölgesel bir savaşın önlenmesi

2-Savaşın motivasyonunun ABD’ye doğru aktarılması

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda, ateşkesin ilan edildiği gece Ankara–Washington–Tahran–İslamabad–Doha hattında saat 02.00’ye kadar kesintisiz temas yürütüldü. 

BAYRAMIN BİRİNCİ GÜNÜ KÖRFEZ’E YAPILAN ZİYARETİN SONUCUNDA, “ELLER TETİKTEN ÇEKİLDİ”

Savaşın başından itibaren ortaya çıkan en büyük tehlikelerden biri, bu savaşın İran ile Körfez ülkeleri arasında yayılım gösterecek şekilde daha........

© Haber7