Efsane bir İslamcı: Kemal Kelleci

Kur’an’ı tozlu raflardan indirerek insanların gündemine taşımayı, öncü şahsiyetleri yeni nesillere tanıtmayı, Anadolu’nun yoksul ve zeki çocuklarına el uzatmayı, iyiliği çoğaltmayı ve büyük bir camianın yükünü taşımayı kendisine vazife edinmiş dava delisi de Kemal Kelleci göçünü topladı.

Kendisini yakından tanıyan çok sayıda insandan hayatını ve hatıralarını dinledim. Romanlara sığmayacak, film gibi bir hayat yaşamış merhum. Vefat haberini paylaştığım, çoğu okur yazar olan dostlarımızın adını ilk defa duyduklarını söylemelerine çok üzüldüm.

Dijital mecraları taradığımda böyle bir değere dair üretilmiş herhangi bir içeriğin olmaması beni daha da derinden üzdü.

Örnek ve öncü hayatını filme çekmemiz gereken birinin kısa bir belgeselini bile yapamamışız.

Kıymetlilerimizi tanımamak ve tanıtamamak gibi bir kusurumuz var. Hiç sevmediğim kıyaslamayı, istemeden de olsa yine yapmak durumundayım. Böyle bir adam solda olsa onlarca eser, onlarca içerik üretilirdi. Bu da bizim ayıbımız.

Bizim gibi bu hususlarda dertlenenlerin imkânları yok; imkânı olanların da ne yazık ki böyle dertleri yok.

İlkokul çocuklarının bile sayısız videosunun olduğu YouTube mecrasında Kelleci gibi gençlere rol model olarak sunacağımız bir kahramanın tek bir görüntüsünün, konuşmasının olmamasının izahı mümkün değil.

Merhuma dair elimizdeki tek kaynak, değerli mahdumunun derlediği Kapıdaki Yabancı isimli eser. İyi ki o var. O da olmasa o güzelim şahitlikler kaybolup gidecekti.

Kitabı okuyanlar efsane bir hayatı olduğunu hemen görür. Daha çok Kuran çalışmalarıyla ve vakıf adamlıyla bilinse de entelektüel yönü de güçlüdür. Kültür savaşının farkındadır.

Bu sebeple ellerine meal ve tefsir tutuşturduğu gençlere Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Erol Güngör, Ali Fuat Başgil, Osman Turan gibi fikir öncülerini de mütemadiyen anlatır.

İz bırakan soylu ruhların unutulmasına gönlü el vermez. Bu şahsiyetleri tanıyan gençlerin ufkunun açılacağına, onların uzun maraton koşucuları hâline geleceğine inanır.

Ona göre Anadolu’yu dolaşmak, konferanslar vermek ve halkımızı uyandırmak gerekir. Konferansları uyanış için önemli bir imkân olarak gördüğü için sayısız program organize der. Sözüne kıymet verdiği isimlere konferanslar verdirir.

Bu hususta kıstası bellidir: Konuşmacılar iyi hatip olmalıdır. Dinleyicileri sıkmamalı ve uyutmamalıdır.

Edebiyatın önemine inanan Kelleci; Mehmet Âkif, Sezai Karakoç, Necip Fazıl, Nuri Pakdil, Erdem Bayazıt gibi edebiyatçıların İslamiyet’i sanat yoluyla vaizlerden daha etkili anlattığına inanmaktadır.

Eli kalem tutan çok sayıda insanla yakın dostluklar kurar. Bu yazıda o dostluklardan bazılarına kısaca değinmek istiyorum.

SEZAİ KARAKOÇ ARAPÇA BİLİYOR MU?

Kemal Kelleci’nin hayatını etkileyen isimlerin başında Sezai Karakoç gelir.

1972 yılında Ankara Arı Sineması’nda........

© Haber7