İsrail-Yunan-Rum ortaklığı Türk duvarına çarpıyor

1919 yılında Yunanistan, İngiltere'nin sınırsız desteğine ve "Büyük devletlerin" vaatlerine güvenerek Anadolu'yu işgale yeltenmiş, Türk milleti ayağa kalkınca neye uğradığını şaşırmıştı..

1974 yılında Kıbrıs'ta "Enosis" hayali kuran EOKA darbe yapıp yönetime el koyduğunda Batı'nın gücüne sığınmış, Türkiye'nin askeri müdahalesi karşısında karanlıkla yüzleşmişlerdi.

Bugün, yıllar önce olduğu gibi benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Yunanistan ve ortakları, ucuz sınamalarla Türkiye'yi provoke etmeye çalışıyor. Tarihten ders almadıkları da ortada.

TÜRKİYE-LİBYA ANLAŞMASININ ÖNEMİ

Doğu Akdeniz ve Ege'de Mavi Vatan doktrinini ortaya koyan Türkiye'ye karşı Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi, güvendikleri şer ortakları İsrail ile birleşmiş durumda. Tarih sahnesine soykırımcı olarak geçen bir yönetimle ortaklık kurmaları kendi acizliklerini ortaya koyuyor en başta. Bu çaresizlik, Türkiye'nin hamleleri karşısında elleri kolları bağlı olduğunu da gösteriyor bizlere.

Türkiye'nin Libya ile yaptığı Deniz Yetki Anlaşması sayesinde Akdeniz'de Türk münhasır ekonomik bölgesinden geçmesi planlanan enerji hatları, gaz boruları ya da elektrik kabloları, Türkiye'yi birinci muhatap kılıyor. Bir plan varsa bu planın doğal tarafı Türkiye sözün özü.

Örneğin, Kıbrıs ile Yunanistan'ı birbirine bağlayan Elektrik hattı Türkiye'nin MEB alanı içerisindeydi. Deniz hukukuna göre kablo çekmek seyrüsefer serbestisi kapsamında. Ancak taraf devlet yani Türkiye'nin itirazları da dikkate alınmalı. Atina, söz konusu çalışmayı yapmaya kalkınca Ankara projenin Türk sınırları içinde olduğunu beyan edip izinsiz çalışma yapılamayacağını savundu. Kablo döşemek için inceleme yapan geminin bulunduğu bölgeye savaş gemileri gönderildi. Yunanistan da gemilerini gönderdi. Bu bir güç gösterisiydi.

Eli sahada olduğu kadar masada da kuvvetli olan Türkiye, projeyi tamamen durdurmak yerine haklarının tanınmasını dayattı Yunanistan'a. Gemi,........

© Haber7