menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran savaşı 1861 ruhunu hortlatır mı?

21 0
11.04.2026

Hafta içindeki en kritik gelişme, hiç şüphesiz Amerika ve İran arasındaki ateşkes ilanı oldu. Ateşkes ilan edildi edilmesine ancak İsrail'in saldırganlığı dizginlenebilmiş değil. Lübnan'a yönelik saldırılar, her ne kadar ABD yönetiminin "sakin ol" uyarısına rağmen Netanyahu'yu hangi noktada ne kadar dizginleyecek, tartışmalı. Bu nedenle ateşkesin akıbeti de şüpheli diyebiliriz.

İSRAİL KAN DÖKMEYİ BIRAKIR Mİ?

İsrail'in Ortadoğu'da bir savaşa ihtiyacı olduğu çok açık. Kurulduğu ilk günden bu yana "komşuyu komşuya kırdırma" taktiğini uygulayarak kendisi için güvenli bir coğrafya dizayn etmeye çalışıyor. İran savaşıyla tetiklenmek istenen bir Sünni-Şii gerilimi var ortada. Özellikle ABD'nin Körfez ülkelerini İran misillemeleri karşısında yalnız bırakması, bu devletleri İsrail ile daha sıkı güvenlik iş birliğine itmek için tasarlanmış gibi duruyor.

7 Ekim'den önce Abraham Anlaşmaları rüzgarını görüyorduk. İran savaşıyla bu ticari bağın, askeri kader birliğine dönüşmesi muhtemel mi? Belki Suudi Arabistan ve Katar için değil ancak bölgedeki diğer ülkeleri İsrail'e yaklaştırabilecek adımlar atıyor İsrail. Nifak tohumları ekiyor İslam ülkeleri arasına. Önümüzdeki süreçte dikkat edeceğimiz hususlardan biri İsrail'in başını çektiği İran karşıtı koalisyona kimin katılmaya meyilli olacağı.

İşin siyasi ayağı böyle. Peki halklar bu oyunda nasıl yönlendirilmek isteniyor? Elbette İran düşmanlığı üzerinden. Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanmalar ve ekonomik sarsıntılar, refahın bozulması halk tabanında mezhepsel nefreti tetikleyecek bir araç olarak kullanılabilir. Tahran bu hamlenin bir sonraki adımında bölgedeki Şii grupları oyuna dahil........

© Haber7