menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gönülsüz suç ortakları

4 0
06.06.2026

Bill Clinton, Oval Ofis'te Benjamin Netanyahu ile ilk görüşmesini yapmıştı. Ortak basın toplantısında Netanyahu, sanki salondaki tek lider kendisiymiş gibi davranıp, Amerikan dış politikasına dair kendi tercihlerini dünya lideriyle eşit konumdan sıralarcasına konuşmuştu.

Clinton toplantıdan çıkar çıkmaz yardımcılarına döndü.. "Bu adam kendini ne sanıyor? Kim süper güç burada, ben mi o mu?" diye sordu..

Krizle başlayan ilişki, Netanyahu'nun Wye Nehri mutabakatına uymamasıyla gerilerek devam etse de İsrail'e Amerikan yardımları Clinton döneminde eksiksiz devam etti.

2011 yılının Kasım ayına gidelim.

Fransa'nın Cannes kentinde G20 Zirvesi'nde dönemin ABD Başkanı Obama, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ile sohbet ediyorlar. Mikrofonlar açık. Gazeteciler konuşmaları duyuyor. Sarkozy, "Netanyahu'ya dayanamıyorum artık. O bir yalancı." diyor Obama'ya. ABD Başkanının yanıtı, "Ben her gün onunla uğraşmak zorundayım."

Obama sorun yaşadığı Netanyahu'nun İsrail'ine 38 milyar dolarlık yardımı imzaladı. Görevinin son döneminde İsrail'e 10 yıllık yeni askeri yardım mutabakatına onay verdi.

Gelelim bu hafta yaşananlara.

İsrail'in zorlamasıyla İran'a savaş açan ABD, Orta Doğu'dan onurlu bir şekilde çıkmanın planlarını yaparken, Tahran yönetimi müzakerelerde Lübnan'da ateşkes maddesini diretirken, İsrail'in Lübnan'a saldırması çıldırttı Amerikan başkanını. Netanyahu ile telefonda görüşerek, "Ben olmasaydım hapiste olurdun" dediği, bağırdığı, çağırdığı, küfrettiği ortaya çıktı.

Peki çıkabilir mi İsrail'e rağmen İran savaşından? Lübnan'da ateşkes sağlayabilir mi? Gazze'de soykırımı durdurabilir mi? Hiçbirini yapmaz, yapamaz. Kendisinden önceki diğer ABD Başkanları gibi.

NEDEN BİR ŞEY DEĞİŞMİYOR?

Üç farklı başkan, üç farklı ideoloji, otuz yılda ortak bir duygu.. Netanyahu ve İsrail'den bıkkınlık, öfke ve çaresizlik. Aynı şekilde devam eden silah yardımları, siyasi ve maddi destekler..

Tutarsızlık var ortada. Amerika dünyanın hangi ülkesiyle böyle bir ilişkiyi sürdürebilir? Elbette İsrail hariç hiçbir ülkeyle. Bu tutarsızlığın sebebi, ABD siyasi sisteminin yapısından kaynaklanıyor.

Örneklerdeki ABD Başkanlarının Netanyahu'ya öfkesi kişisel. Amerika'nın İsrail politikası ise kurumsal bir yapı içinde.

Amerikan Kongresi'nin 435 Temsilcisi ve 100 Senatörü var. Demokrat ve Cumhuriyetçi partilerine mensup bu isimler İsrail'e destek konusunda tam mutabakat halinde. Büyük silah satışlarını kesmek, yardımı durdurmak için Kongre'nin onayı gerekiyor. Bir başkan tek başına bu dengeyi değiştiremiyor. Ancak İsrail'in çıkarları söz konusu........

© Haber7