Kozinoğlu dosyasını bir de böyle okuyun
Sovyetler Birliği 1991’de çöktü. Bu, aynı zamanda çift kutuplu dünyanın sonu anlamına geliyordu. 40 yıllık soğuk savaş tarihe karışıyor, dünya, Amerikan hegemonyasının gölgesine giriyordu.
Doğu bloku ülkeleri bu büyük değişime hazırlıklı değillerdi. Batı demokrasilerini taklit ederek yeni bir düzen kurmaya çalıştılar ama çoğu başarısız oldu.
En acı örnek Ukrayna’dır. Ukrayna’nın bugünkü çöküşü 1991’den ayrı düşünülemez. Bağımsızlık rüyasını yeni dünyaya uygun bir düzenle garanti altına alamayan Ukrayna, akrabası Rusya’nın tahakkümünden kurtulmanın alternatifini Batı’ya tam teslimiyet olarak gördü. Bu iki uç arasında sallanan ülke, sonunda iç savaşa ve Rus işgaline sürüklendi.
Diğer eski Sovyet cumhuriyetleri de hazırlıksız olmanın bedelini çeşitli biçimlerde ödediler.
Rusya’nın tüm varlıkları yeni türeyen oligarklar tarafından yağmalandı. Diğer ülkelerin hepsinde benzer bir yağmacı zenginler sınıfı ortaya çıktı. Bunlar, Batılı şirketler ile ortaklaşa kendi ülkelerini yağmaladılar. Daha doğrusu, ülkelerinin yağmalanmasına aracılık ettiler.
Tüm eski Sovyet ülkelerinin uzun yıllar boyunca eski komünist parti elitine mensup klanlar tarafından yönetilmesi tesadüf değil. Bu ülkeler, yeni dünya düzenine uygun kurumsal yapılar geliştirememişti, eski kurumların sadece isimleri değişti ve suyun başını tutan kişilerin elinde birer yağma mekanizmasına dönüştü.
Batılı ülkeler ise yeni düzene hazırlıklıydı….
Zaten Atlantik bloku olarak ABD’nin güvenlik şemsiyesi altında birleşmişlerdi. Yapmaları gereken, “anti-komünist devlet doktrinlerinden” vazgeçip yeni bir demokrasi konsepti tanımlamaktı. Çünkü artık........
