İran, Batı, Türkiye
Fransızların adı gibi liberal eğilimli gazetesi Liberation’un geçtiğimiz hafta sonu sayısı, Batı kafasını göstermesi açısından tipik ve sıradan bir örnekti.
Fransa’da günlerdir devam eden çiftçi eylemleri artık doruk noktasına ulaşmış, çiftçiler traktörleri ile Paris’e girmişti. Başkentin meşhur caddeleri, meydanları patatesler ve gübre ile doluydu.
Ancak “ciddi” gazete Liberation, kapağını tek bir konuya, İran’daki olaylara ayrılmıştı. Kapakta bir cümle üst yazı, bir küçük ibare bile yoktu. Gazete yönetimi, pencereden dışarı baksa şahit olacağı eylemleri değil, 4.200 km uzaklıktaki Tahran’ı görmeyi tercih etmişti!
Sadece Liberation’un değil, başka pek çok Batılı gazete ve derginin tavrı da aynıydı. ABD’den Almanya’ya kadar her yerde gazeteler, dergiler sadece İran’ı yazdı. İsrail’i ise söylemiyorum bile, İsrail’de geçen hafta gazeteler sadece İran’ı yazdı.
Haberlerin neredeyse tamamı aynı söylemi tekrarlıyordu: ‘İran’da halk ayaklandı, yönetim çöktü çökecek, insanlar Şah’ı geri istiyor.’
Batılı hükümetlerin tavrı da medyalarından farklı değildi. Ya da tersinden, Batı medyası kendi hükümetlerinin çizgisine milimetresine kadar sadıktı… Yani bizim belediye beslemesi tosuncukların mantığı ile hepsi “yandaş” olmuştu!
Tüm Batılı devletler, İran’ın yıkılması gereken bir şer güç olduğunda uzlaşmışlardı. Kimisi süre veriyor, kimisi doğrudan tehdit........
