SDG/YPG yalanları, HEP ve gerçekler

Anlamak için, anlamaya niyetli olmak lazım.

Eğer anlatılan, anlatanla arasına kalın ve yüksek bir duvar örmüşse Anlatan istediği kadar bağırsın, anlamak istemeyen anlamıyor.

HEP’den ve Kandilden bahsediyorum.

Bu partiyi yönetenlerin başı, eskiden beri Kandil’e bağlı.

Meclise gönderilenlerin hepsi Kandil tarafından belirlenip seçtiriliyor.

Bunu bilmeyenimiz yok.

Fakat bölgemizde taşlar yerinden oynatılıyor.

1916 yılında, İngiliz ve Fransızların, Osmanlı ana unsurları yani, anasırı olan Kürt, Türk ve Arap kavimlerinin aralarını açıp, birbirlerine düşman etmek üzere yaptıkları Sykes-Picot antlaşması ile çizilen sınırlar ortadan kaldırılıyor.

Çünkü bu bölgede karar verici emperyal güç olan ABD, Çin ve Hindistan’ın yükselen askeri güçlerine karşı, Ortadoğu’da parçalı yapı istemiyor.

Özellikle Türkiye’nin NATO’daki önemli rolünü de dikkate alarak, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın yükselen güçlere karşı kendi yananında olmalarına önem veriyor.

Bir adada hapiste olan PKK’nın kurucu lideri Abdullah Öcalan, içeriden bakarak bu gerçeği görüyor ve Suriye’de, Irak’ta ABD’nin parçalı bir yapıya müsade etmeyeceğini anlıyor.

Ne var ki, dışarıda olan Kandil ve HEP bu gerçeği görmüyor, anlamıyor, duymuyor.

BARZANİNİN AKLINA 80’İNDEN SONRA KÜRT KARDEŞLİĞİ GELDİ

Suriye’de sanal bir “Kazanılmış hak” fırsatçılığı ile kendilerini kandırıyorlar.

Amerika’nın o zamanki kararı ile yani, konjonktürel bir gereklilikle ve yüzde iki-üç nüfusu ile Suriye topraklarının yüzde 33’üne hükmedince, birden çocuksu bir heyecanla devlet hayaline kaptırıyorlar kendilerini.

Bu konuda SDG’den ucuz petrol aldığı için 80 yaşından sonra aklına Kürt kardeşliği gelen Barzani de yanılıyor.

Halbuki Emperyal güçler her zaman yaptıkları gibi sizi kullandılar ve daha sonra kaldırıp attılar.

Bunun tarihi bir gerçeklik........

© Haber7