Samiha Ayverdi ile bir konuşma
Zaman zaman Pazar günleri sizlerle, geçmişte “önemli” kişilerle yaptığım konuşmaları paylaşıyorum.
Yaptığım bu konuşmalar içerisinde birçok açıdan ilginç olanları vardır.
Onlardan biri de, Samiha Hanımla yaptığımız bu konuşmadır.
İlginçliğin ilki şurada: bizim dergilerin yeri Fatih’te, Fevzi Paşa Caddesi üzerineydi.
Meğer Samiha Hanımın evi de aynı cadde üzerinde yüz elli metre kadar bizim kuzeyimizdeymiş, bilmiyordum.
Randevu alabilmek için çok uğraştım, her seferinde ertelediler.
Nihayet bir gün, telefonla konuştuğum günün 15 gün sonrasına, belli bir saatte buluşma için müsaade edildi.
Hanımefendinin oturduğu apartman cadde üzerinde, büyük demir kapısı olan bir binaydı.
Randevu verilen saatte zili çaldım, kapı derhal açıldı ve arkasında 25 yaşlarında, yukarıya doğru uzunca merdiven basamaklarında ve merdivenin en başında, yine aynı yaşlarda birkaç genç erkek, takım elbiseli, kravatlı, esas duruşlu ve saygılı tavırlarla beni karşıladılar.
Merdivenleri çıktığımda ise, gözlerime inanamadım; tepeden tırnağa bembeyaz giysiler içinde, zarafeti, güler yüzü ve yine etrafında son derece güzel giyimli, belli bir disiplin ve saygılı davranışlarda bulunan bayan, erkek birkaç genç insanla birlikte, her biri “hazır ol” vaziyetinde, başlarını, bellerine kadar öne eğerek ve elleriyle yolu göstererek buyur edip genişçe bir salona aldılar beni.
Beni şaşırtan; randevudan karşılamaya, karşılamadan, ikrama, giyim kuşamlarından düzenli ve disiplinli davranışlarına, hatta birbirleriyle sessiz ve edeplice konuşmalarına kadar her şeyin adeta bir askeri kıtanın, bir komutanı karşılaması gibi, dikkatli, saygılı ve disiplinli oluşuydu.
Belki bu davranışların sebebi Samiha Hanımın babasının bir asker olmasıyla ilgili olduğunu düşünmüştüm.
Zira Hanımefendi, 1905 yılında İstanbul’da doğdu.
Babası Piyade Kaymakamı Yarbay İsmail Hakkı Bey’dir.
Kubbealtı Akademi’sinin kurucu üyesidir.
Ayrıca, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul ve Yahya Kemal Enstitülerinde faal üyeliklerde bulunmuş, Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi’nin kurucu üyeliğini yapmıştır.
Hizmetlerinden dolayı, 1978’de Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı, 1984’te Millî Kültür Vakfı Tarafından, Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı verilmiştir.
1988 yılında yayınlanan “Hey Gidi Günler Hey” isimli eseri üzerine, Türkiye Yazarlar Birliği’nce kendisine Yılın Dil Ödülü verilmiştir.
1990 tarihinde, Başbakanlık Aile Araştırma........
