menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hakikatin ekran yüzü

31 0
27.12.2025

Bazı tartışmalar vardır ki, aynaya bakmaktan kaçınanların suratına en sert tokadı yapıştırır.

İşte gazetecilik mesleğinin ‘siyasi slogan atmak’ ile ‘hakikati haykırmak’ arasındaki o ince, o kanlı çizgisi de tam da böyle bir tokat gibi çınlıyor kulaklarımızda.

Siyasi analiz yapmak, siyaset yapmak değildir.

Bunu en baştan, net bir şekilde koyalım ortaya…

Bir gazeteci ekran karşısında “Bu iktidar şöyle, şu muhalefet böyle” derken elbette bir yerden sonra renk verir.

Ama asıl mesele renk vermek değil, o rengin hakikatle boyanmış olup olmadığıdır.

“Gazeteci siyasi slogan atmamalı!” diyenlere katılırım.

Ama aynı ağızdan, resmi verilerle, belgelerle, uluslararası raporlarla yalanları çürütene de hemen “İktidarcı, yalakalık yapıyor!” yaftası yapıştırılıyorsa…

İşte orada durmak gerekir…

O noktada mesele gazetecilik değil, ideolojik kin ve çıkar çatışmasıdır.

Oxford’un dehşet verici raporu hâlâ aklımda…

Türkiye, yalan haber üretiminde dünya lideri…

Karşımıza çıkan haberlerin yüzde 86’sı yalan ya da manipüle edilmiş.

Yani yüzde 14’ü gerçek.

Düşünsenize…

Bir toplumun damarlarına yüzde 86 zehir enjekte ediliyor ve biz hâlâ “Aman gazeteci tarafsız olsun” diye ahkâm kesiyoruz.

Tarafsızlık güzel şeydir ancak hakikat karşısında tarafsız kalmak, katilin karşısında susmak demektir.

2021 orman yangınları sırasında ‘Help Turkey’ kampanyasının perde arkasını hatırlayalım mı?

Dışarıdan organize........

© Haber7