Dilek İmamoğlu’nun danışman skandalı

Türkiye'de siyasetin en büyük ironilerinden biri, muhalif kesimin ‘adalet’ ve ‘şeffaflık’ nutukları atarken, kendi içindeki çürümeye kör kalmasıdır.

Son günlerde ortaya çıkan bir skandal, bu ikiyüzlülüğü bir kez daha gözler önüne serdi…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu'nun basın danışmanı Şefika Sibel Yıldızbaş'a, İBB'ye bağlı İstanbul Enerji A.Ş. üzerinden aylık 236 bin TL maaş artı 104 bin TL özel görev tazminatı bağlanmış.

Evet, yanlış okumadınız…

Toplamda 340 bin TL liramız bu hanımefendiye gidiyor.

Peki, bu ‘danışmanlık’ neyin nesi?

Dilek Hanım'ın resmi bir görevi mi var ki, kamu bütçesinden böylesine dudak uçuklatan bir ödeme yapılsın?

Şimdi, bu rakamı bir de şu açıdan değerlendirelim…

Türkiye Cumhurbaşkanı'nın maaşı, 2025 yılı itibarıyla 252 bin 227 TL.

Devletin zirvesindeki kişinin aylığı bu kadar.

Ülkeyi yöneten, uluslararası ilişkilerden iç güvenliğe kadar her alanda sorumluluk taşıyan bir liderin maaşı, Dilek İmamoğlu'nun basın danışmanınınkinden daha düşük!

Bu nasıl bir adalet anlayışı?

Kamu kaynakları, belediye bütçesi üzerinden eş dost akrabaya peşkeş çekilirken, muhalif medya ve siyasetçiler neden sus pus?

Neden bir tane olsun eleştirel yazı, yorum veya haber görmüyoruz?

Muhalif kesim, yıllardır ‘saray harcamaları’ diye veryansın eder, en ufak bir devlet giderini yerden yere vurur.

Ama iş İmamoğlu Ailesi’ne gelince, birdenbire dilleri lâl oluyor.

Dilek İmamoğlu'nun bu ‘danışman’ ataması, belediye başkanlığı yaptığı belediyelerdeki yolsuzluk iddialarıyla tutuklanan eşinin gölgesinde daha da vahim hale geliyor.

Ekranlarda duygu sömürüsü yapan, ‘adalet yürüyüşü’ nutukları atan bu zevat, kendi arka bahçelerindeki yolsuzluk kokusunu duymamak için burnunu kapatıyor.

Neden sol cenahtan bir gazeteci, bir yorumcu çıkıp da "Bu ne perhiz, bu ne lahana........

© Haber7