Ahmet Türk’ün niyeti halis değil
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Ahmet Türk’ün Amedspor’un şampiyonluk kutlamalarında Kürtçe olarak “Çok mutluyum. Kürdistan’ın bir takımız Süper Lig’e çıktı” ifadelerini kullanmasının ardından kendisine sert tepki göstermiş ve “Ne Kürdistan’ı lan! Burası Türkiye Cumhuriyeti. Beğenmiyorsan defolup gidersin” şeklinde karşılık vermişti. Destici, Ahmet Türk’ün Kürdistan ifadesini kullanarak açıkça siyasi bölücülük yaptığını ve bu açıklamayı yapmasındaki niyetin halis bir niyet olmadığını maksadın Terörsüz Türkiye sürecini istismar etmek olduğunu söyledi.
Amedspor’un Türkiye’nin takımı olması halinde maçına gideceğini dile getiren Destici, Kürtlerle terör örgütünü asla özdeşleştirmediklerini, tam tersine DEM Parti ve PKK’nın Kürtlerle terör örgütünü özdeşleştirmeye çalıştığını ifade etti. Bazı siyasetçilerin bilerek veya bilmeyerek buna çanak tuttuğuna vurgu yapan Mustafa Destici, “Kürtlerin temsilcisi, Kürtlerin partisi gibi konuşmak çok yanlıştır. PKK ve DEM’le Kürtleri yan yana getirmemek en önemli hassasiyetimiz olmalıdır. Bize düşen bu oyuna düşmemektir” dedi.
Kendi yaptırdıkları araştırmalarda BBP’nin oylarının yüzde 5’in üzerinde çıktığını, araştırma şirketinin manipülasyon sanılmasından çekinerek sonuçları yayınlayamadığını ileri süren Destici, önemli bir partinin yöneticisinin kendisine ‘partiye oy verebilirim’ diye seçenek sunulduğunda BBP’nin potansiyelinin ikinci ya da üçüncü parti seviyesinde olduğunu aktardığını belirtti.
Yerel seçimlerden sonra gerçekleşen transferler sonucunda Türkiye’de en fazla belediyeye sahip beşinci parti olduklarını hatırlatan Mustafa Destici, seçim kampanyasında Türkiye genelinde 10 milyon lira bütçelerinin olduğunu ve bir o kadar daha bütçelerinin olması durumunda Sivas’ın yanında iki il belediyelerinin daha olabileceğini savundu.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ile partisinin hafta sonu gerçekleşecek İstanbul Kurultayı öncesinde İstanbul İl Başkanlığı’nda bir araya gelerek Türkiye gündeminde ciddi etki oluşturan Mardin Eski Büyükşehir Belediye Başkanı ve İmralı Heyeti Üyesi DEM Parti’li Ahmet Türk’ün Amedspor ile ilgili Kürdistan ifadesine neden tepki gösterdiğini, Amedspor’un yeni dönemde yoluna nasıl devam etmesi gerektiğini, kamuoyu araştırmalarında yeni kurulan partilerin yer almasına rağmen BBP’ye neden yer verilmediğini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir dönem daha seçilmesinin Türkiye için önemini konuştuk.
Ben sordum, Mustafa Destici yanıtladı.
Ferhat Murat: Yakın zamanda Mardin Eski Büyükşehir Belediye Başkanı ve İmralı Heyeti Üyesi Ahmet Türk’ün yaptığı açıklamaya dair çok sert bir mesajınız oldu. Öncelikle bunun nedenini sormak isterim. Burada kadim geçmişimizde de kullanılan bir ifade var. “Kürdistan ve Lazistan” gibi...
Tepkiniz bu ifadenin kendisine dair miydi yoksa farklı bir durum gördüğünüz için mi bu tepkiyi verdiniz?
Mustafa Destici: Şimdi tabii ki en önemlisi siyasi bölücülük konusunda büyük bir tehdit. Açıkça siyasi bölücülük yapılmıştır. Mardin Eski Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bendeki kanaati; terör örgütü ve terör örgütü destekçilerinin uzantıları arasında bir ‘duayen’ pozisyonunda bulunmasıdır. Önceden bu tür laflar etmiyordu, ortama göre hareket ediyordu. Devletin terörle mücadelesinin sıkı bir şekilde sürdüğü dönemlerde onun ağzından bu tür sözler duymuyorsunuz. Ama ne zaman bir gevşeme söz konusu olduğunda ya da çözüm süreçleri, açılım süreçleri veya bugünkü “Terörsüz Türkiye” gibi süreçler yürütüldüğünde hep buna benzer çıkışları oluyor.
FM: Bu kanıya nasıl vardınız?
Mustafa Destici: Mesela eline bir Türk bayrağı alıp maça gitseydi o zaman daha farklı değerlendirirdik. O zaman kendisinin gerçekten Türkiye’nin birliğinden, devletin varlığından ve milletin kardeşliğinden yana olduğu kanaati bizde oluşurdu. Ama eline Türk bayrağı almıyorsun ve orada bir tane bile Türk bayrağı yok. Bunu oradakiler, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları yadırgamıyorlar. Öncülüğünü yapmıyorlar, teşvik etmiyorlar. Tam tersine bu gerçekten kabul edilebilecek bir cümle değildir. Özellikle Ahmet Türk genelde mesajlarını Türkçe verir, Türkçe konuşur. O anlamıyla da toplumda hep makul gibi gibi görülmüştür. Ama o gün özellikle çıkışta kendisine sorulan sorulara Kürtçe cevap vermiştir. Kürtçe konuşabilir, bizim Kürtçe’den yana bir rahatsızlığımız yok. Ama bir siyasetçi olarak her zaman Türkçe konuşurken Kürtçe olarak “Kürdistan bölgesinden bir........
