We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Pençe-Kilit Operasyonu, etkileri ve ortaya çıkardıkları

3 0 0
28.04.2022

“Ağırlaştırılmış müebbet” cezası alan Osman Kavala ve 18’er yıl hapis cezası alan diğerleri için yargı yolu açık, nihai karar verilmiş değil, evrensel hukuk ve hukukumuz “masumiyet karinesi”ni temel hak olarak görüyor.

Anayasamızın 38. Maddesi “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.” diyor.

Dolayısıyla, devam eden bir “yargılama sürecinin” bir aşamasında ceza alan birilerini “suçlu” ilân etmek, hukuka aykırı, Anayasamıza aykırı.

Bununla birlikte…

Sanıklardan bağımsız olarak, “çıbanın başı”Gezi Olayları’nı değerlendirebiliriz.

Ben, benimle birçok konuda farklı düşünenlerle de görüşüp, konuşmaya…

Onları anlamaya çalışan bir vatan evlâdıyım..

Gezi Olayları’nın bütün şiddetiyle devam ettiği günlerde, bazı grupların arasına girmek, oralarda bulunanlarla konuşmak benim için riskli bir durumdu.

Yani, düşünsenize, “Serdar Arseven de aramızda, aramıza hoş geldin Arseven” gibi bir paylaşım olsa, ayıkla pirincin taşını!..

Neyse, o günlerde, Ankara’dan İstanbul’a gidip, epeyce görüşme yaptık.

Anlamaya çalıştık.

Bu gruplardan bazılarının önde gelenleriyle ekranlarda tartıştık.

Orada, acayip bir durum vardı.

Pekçok genç, işin “oyununda, oynaşında”ydı.

“Maksat muhabbet olsun!” diye takılan nicelerini gördüm.

Arka plânda neler döndüğünü düşünmüyorlardı, böyle bir dertler yoktu, aslında Gezi Parkı- börtü, böcek gibi hassasiyetleri de yoktu.

Büyük bir oyunun içindeydiler.

O günlerde, şiddet iyice tırmanmaya başlayınca, “Çocuklarınızı lütfen çekip alın, bu bir oyun değil!” diye seslenmiştim anne babalara.

Ne yazık ki, çocukların “oyun olsun, muhabbet olsun” diye takıldıkları ortam, zamanın derin unsurlarının kasten orantısız güç kullanmalarının da etkisiyle bambaşka bir hal aldı.

“Faiz Lobisi”ne hizmet eden Küresel Medya organları Taksim’e çöktü.

Irak’a ABD işgali- Körfez Harekâtı’ndan sonraki en fazla “canlı yayın” sürelerini Gezi’ye tahsis ettiler.

“Bu ne Türkiye sevdasıymış arkadaş!” dedik o günlerde.

Zamanın Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın olayların ardından yaptığımız röportajda ifade ettiği gibi, bu işlerden “faiz lobisi” faydalanıyor, bizim ekonomimiz ise ağır darbe alıyordu.

Olayların ardında “Londra ve İstanbul”un tefecileri vardı!

Çokları ise bunun farkında değildi!

“Toplumsal mutabakat”zemini dinamitleniyor…

Memleket evlâtları iyice birbirlerinden kopartılıyordu.

Kurguyu yapanlar, hükümetin “şiddet yoluyla” devrilmesini, memleketteki gerilimlerin geri döndürülemeyecek ölçüde tırmandırılmasını ve Türkiye ekonomisinin “iyice bağımlı hale gelecek kadar” çökertilmesini amaçlıyorlardı.

Ne yazık ki, kimileri bu oyunlara........

© Haber7


Get it on Google Play