Ütopyadan felaketin eşiğine — 2026 ve sonrası dönem
İnsanlık bugün tarihin olağanüstü bir dönüm noktasında durmaktadır.
Bu, uyanış zamanıdır.
2026’dan sonra dünya artık kademeli biçimde değişmeyecek; bunun yerine hızlı, derin ve her şeyi kapsayan dijital devrimler yoluyla ilerleyecektir. Bu dönüşümler yalnızca teknoloji ya da ekonomiyle sınırlı kalmayacak; insan yaşamını astronomik, kozmik, medeniyet düzeyinde ve varoluşsal boyutlarda etkileyecektir. Bir zamanlar ütopya olarak hayal edilen gelecek, birçok insan için felaket gibi hissedilecektir—dünya sona erdiği için değil, eski düzen çözüldüğü için.
İnsanlık tarihinde ilk kez, insanın kendi eseri, yaratıcısını şaşırtmaya ve hayrete düşürmeye hazırlanmaktadır.
Yapay Zekâ ve otonom sistemler artık yalnızca araç değildir. İnsanların yerini hızla almaktadırlar. Yollarda otonom araçlar insan reflekslerinden daha üstün performans göstermektedir. Hastanelerde Yapay Zekâ daha hızlı ve daha doğru teşhisler koymaktadır. Okullarda makineler yorulmadan eğitim vermektedir. Mağazalarda, güvenlikte, lojistikte, idarede, medyada, mahkemelerde ve hatta bakım hizmetlerinde algoritmalar giderek insan yeteneklerini aşmaktadır.
Bu bir gelecek değildir—
bu, bugündür.
İnkâr, duygusal direnç ya da geçmişe tutunma artık gerçekçi seçenekler değildir. Korku bu dalgayı durduramaz; nostalji ise eski dünyayı geri getiremez. Bugün insanlığın önünde yalnızca tek ciddi yol kalmıştır:
gerçeği anlamak, kabul etmek ve uyum sağlamak.
Bununla birlikte, siyasal ve yönetsel sistemlerin hızla değiştiği açıkça görülmektedir. Güç, yönetim ve devlet kontrolüne dair geleneksel modeller zayıflamaktadır. Dünya genelinde yeni bir güç sistemi ortaya çıkmaktadır—sınırlarla değil; teknoloji, veri,........
