menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yıldırımhan!

16 0
08.05.2026

İstanbul'da 5 Mayıs 2026 sabahı SAHA Expo fuarının kapıları açıldığında, dünya savunma tarihinin yeni bir sayfasına tanıklık etti. Beyaz gövdesi üzerinde altın sarısı harflerle yazılı "YILDIRIMHAN" ismi ve Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid'in tuğrasıyla bezeli bu füze; yalnızca bir silah sistemi değil, bir medeniyetin yeniden sahne alışının sembolüydü. Türkiye, artık yalnızca bölgesel bir aktör değil, küresel stratejik denklemin içinde bağımsız bir ağırlık merkezi olarak yerini ilan ediyordu.

Türkiye'nin envanterindeki ilk sıvı roket yakıtlı, hipersonik hızda seyir yapabilen ve bugüne dek üretilen en uzun menzilli mühimmatından söz ediyoruz. Yıldırımhan, 6.000 kilometrelik menzili, Mach 9 ile Mach 25 arasında değişen hızı ve 4 roket motoruyla çalışan sıvı nitrojen tetroksit tahrik sistemiyle, yalnızca menzil kategorisinde değil, teknolojik karmaşıklık düzeyinde de çığır açıyor.

Bir Rüyanın Üretim Bandına Dönüşmesi

Türkiye'nin savunma sanayiindeki dönüşümü, tesadüflerin değil; çeyrek asrı aşan kararlı, stratejik ve zaman zaman yalnız bir yürüyüşün ürünüdür. 1990'lı yıllarda dışa bağımlılığın bedelini her kriz döneminde ödeyen Türkiye; 2000'li ve 2010'lu yıllarda bu kırılganlığı bir dönüşüm programına çevirdi. Roketsan, Aselsan, TUSAŞ ve diğer milli şirketler etrafında kurulan savunma ekosistemi; önce kısa menzilli sistemlerde özgürlük kazandı, ardından orta menzile ulaştı, bugün ise kıtalararası mesafeye taşındı.

Bu süreçte Tayfun ailesi önemli bir köprü işlevi gördü. Temmuz 2025'teki IDEF fuarında Roketsan tarafından tanıtılan Tayfun........

© Haber7