menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suudi Arabistan–BAE Rekabeti ve Çöken Koalisyon Mantığı

13 0
09.01.2026

Yemen savaşı uzun süredir “Husiler ile Arap koalisyonu” arasındaki mücadele olarak anlatılıyor. Oysa sahadaki gerçeklik bu basit çerçevenin çok ötesine geçmiş durumda. Bugün Yemen, yalnızca bir iç savaş ülkesi değil; aynı zamanda aynı cephede görünen müttefiklerin birbiriyle rekabet ettiği bir jeopolitik kırılma alanı hâline gelmiş bulunuyor. Bu kırılmanın merkezinde ise Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki giderek derinleşen ayrışma yer alıyor.

İki ülke de resmî olarak Yemen’de aynı koalisyonun parçası. İkisi de Husilere karşı savaştı, aynı hava operasyonlarını yürüttü ve aynı diplomatik söylemi paylaştı. Ancak savaş uzadıkça, bu ortaklık stratejik bir ittifaktan ziyade geçici bir çıkar kesişimine dönüştü. Bugün gelinen noktada Yemen’de yaşanan kriz, artık yalnızca Husilerle ilgili değil; Suudi Arabistan ile BAE’nin rekabet eden devlet tasarımlarının açık biçimde çarpıştığı bir sahaya dönüşmüş durumda.

Koalisyonun Çöküşü: Ortak Düşman, Ayrı Gelecekler

2015 yılında başlatılan askeri müdahale, Yemen’i Husilerin kontrolünden kurtarma ve meşru hükümeti yeniden tesis etme hedefiyle gerekçelendirildi. O dönemde Riyad ile Abu Dabi arasında ciddi bir görüş ayrılığı yoktu. Her iki aktör de İran’ın Yemen’de nüfuz kazanmasını engellemeyi, Kızıldeniz ve Aden Körfezi hattını güvence altına almayı ve sınır güvenliğini sağlamayı öncelik olarak görüyordu.

Ancak savaşın kısa sürede sonuçlanmaması, bu ortak hedeflerin altını boşalttı. Yemen’de merkezi devlet çökerken, yerel aktörler güç kazandı; aşiretler, milisler ve bölgesel yapılar sahayı doldurdu. İşte bu noktada Suudi Arabistan ile BAE’nin Yemen’e bakışı keskin biçimde ayrıştı.

Suudi Arabistan açısından Yemen meselesi, öncelikle bir ulusal güvenlik sorunudur. Yemen’in kuzeyinden atılan füzeler, sınır ötesi saldırılar ve İran bağlantılı yapıların varlığı, Riyad için varoluşsal tehdit olarak algılanmaktadır. Bu nedenle Suudi stratejisinin merkezinde, Yemen’in resmî olarak tek parça bir devlet olarak kalması yer alır.

Riyad’ın desteklediği siyasi yapı, uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümeti ve onun........

© Haber7