İdam Yasası: Sistematik Soykırım
Bir yasa düşünün. Kağıt üzerinde birkaç maddeden ibaret gibi görünen, ama aslında bir halkın boğazına geçirilmiş görünmez bir ilmik olan bir yasa. Bir mahkeme düşünün; adalet dağıtmak için değil, ölüm dağıtmak için var olan. Ve bir dünya düşünün… bütün bunları izleyen, bilen, gören ama susan bir dünya.
İsrail parlamentosunda kabul edilen bu düzenleme, sıradan bir ceza hukuku değişikliği değildir. Bu, hukukun infaz aracına dönüştürülmesidir. Bir devletin, insan hayatı üzerinde mutlak bir tasarruf yetkisi kurma girişimidir. Dahası, bu yetkinin herkese eşit uygulanmadığı açıkça görülmektedir. Yasa, fiilen Filistinlileri hedef almakta ve askeri mahkemeler aracılığıyla idam kararlarının önünü açmaktadır.
Burada asıl mesele sadece ölüm cezası değildir. Asıl mesele, ölümün kimler için geçerli olduğudur. Aynı suçu işleyen iki insan arasında, yalnızca kimliği nedeniyle biri yaşamaya devam ederken diğerinin idama mahkûm edilmesi… bu artık hukuk değildir. Bu, hukukun kılığına sokulmuş bir nazizmdir.
Bu yasa ile birlikte adalet terazisi kırılmıştır. Çünkü adalet, eşitlik ilkesine dayanır. Eşitliğin ortadan kalktığı yerde ise artık hukuk değil, güç konuşur. Ve güç, kendisini meşrulaştırmak için en çok........
