Bir doktorun susturulan vicdanı: Hüsam Ebu Safiyye

Tarih bazen tankların, uçakların, devletlerin ve savaşların tarihi olarak anlatılır. Ama hakikat şudur: Tarihi asıl şekillendirenler, silah taşıyanlar değil; insanlığını koruyanlardır.

Hüsam Ebu Safiyye böyle bir isimdir. Bir devlet başkanı değil, bir komutan değil, bir ideolog değil… Bir çocuk doktoru.

1973 yılında bir mülteci kampında doğdu. Yerinden edilmiş bir halkın çocuğuydu. Bu dünyaya, daha doğduğu anda adaletsizlikle tanışarak geldi. Ama o, bu mirası nefretle değil, hayat kurtarma iradesiyle taşıdı. Tıp eğitimi aldı, çocuklara adandı, savaşın ortasında bile yaşamın tarafında durdu.

Gazze’nin kuzeyinde bulunan Kemal Advan Hastanesi’nin başına geçtiğinde, bu görev yalnızca bir idari sorumluluk değildi. Bu, bir kuşatma altında nefes almaya çalışan bir toplumun son damarlarından birini ayakta tutma mücadelesiydi. Hastane, bombalar altında çalışan, elektrik kesintileriyle mücadele eden, ilaçsızlığa rağmen hayat kurtarmaya çalışan bir mekândı. Ve o, burayı terk etmedi.

Çünkü bazı insanlar vardır: onlar için meslek, bir iş değil, bir ahlaki duruştur.

Savaş şiddetlendi. Hastane defalarca hedef alındı. Çocuklar yaralı geldi, bebekler oksijensiz kaldı, ameliyatlar mum ışığında yapıldı. Ve bu sırada Hüsam Ebu Safiyye sadece bir doktor değildi; aynı zamanda bir tanıktı. O,........

© Haber7