menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Asrın inşasından yüzyılın projesine

22 0
17.03.2026

6 Şubat 2023 sabahı saat 04.17'de yeryüzü titredi. Kahramanmaraş merkezli art arda gelen iki büyük deprem; Adıyaman'ı, Hatay'ı, Malatya'yı, Gaziantep'i ve daha sekiz ili yerle bir etti. 11 il büyük ölçüde yıkıldı. Resmi rakamlara göre doğrudan 108 milyar dolar, dolaylı etkilerle 150 milyar dolara yaklaşan bir ekonomik kayıp yaşandı. Hiç şüphesiz bu modern Türkiye tarihinin en ağır afetiydi. Ancak tarihe yalnızca yıkım değil, bir yeniden doğuşla da geçildi. Zira enkaz hâlâ sıcakken, arama-kurtarma ekipleri enkazlarda çalışırken, devlet bir yandan da inşa seferberliğinin planını yapıyordu.

Üç yıl sonra bugün o illere baktığımızda gördüğümüz manzara şaşkınlık vericidir. Deprem bölgesinde toplam 455 bin 357 konut ve iş yeri inşa edilmiş, hak sahiplerine teslim edilmiştir. TOKİ, Emlak Konut GYO, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'nün koordineli çalışmasıyla 11 ilde, 174 ayrı alanda, 3.481 şantiyede yaklaşık 200 bin mimar, mühendis ve işçi seferber edildi. Bu rakamlar kuru sayıların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır: Tarihte eşi görülmemiş bir hızla yeniden inşa sürecinin tamamlanmış olduğunun kanıtıdır.

RAKAMLAR KONUŞUYOR: DÜNYA TARİHİNDE BİR İLK

Kimi zaman büyüklüğü anlamak için karşılaştırma yapmak gerekir. Dünyanın yakın tarihindeki büyük deprem felaketlerine bakıldığında, Türkiye'nin başardığı şeyin ne denli istisnai olduğu ortaya çıkar. 1999 Marmara depremi sonrasında kalıcı konutların tamamlanması yıllarca sürdü. Japonya'nın 2011 depreminde etkilenen bölgelerde geçici konutlardan kalıcı konutlara geçiş süreci beş ila yedi yıl aldı. Haiti'de 2010 depremi sonrası on yıllar geçmesine rağmen tam anlamıyla yeniden inşa hâlâ tamamlanamamıştır. Türkiye ise 15. günde ilk temeli attı, 45. günde ilk konut anahtarını teslim etti ve iki yıl içinde 455 bini aşkın konut ve iş yeriyle bütün bir ülkenin bir bölümünü yeniden kurdu. Bu sadece bir inşaat rekoru değil, devlet kapasitesinin sınırlarını yeniden tanımlayan bir başarıdır.

Hatay'da 153 bin 755, Malatya'da 79 bin 660, Kahramanmaraş'ta 73 bin 956, Adıyaman'da 43 bin 366, Gaziantep'te 31 bin 53 bağımsız bölüm teslim edildi. En ağır yıkımı yaşayan dört il olan Malatya, Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş'ta Türkiye tarihinin en büyük şantiyeleri kuruldu. Sadece Malatya İkizce'de 28 bin 289 bağımsız bölüm inşa edildi; bu tek şantiye, pek çok ülkenin bir yılda tamamlayabileceği konut miktarını aşmaktaydı. Deprem bölgesine yapılan toplam yatırım 75 milyar doları geçti. Bu rakamın büyüklüğünü şöyle somutlaştırabiliriz: Bir Avrupa ülkesini sıfırdan kuracak kadar büyük bir alanda inşa faaliyeti yürütüldü.

MURAT KURUM: SAHADAKİ MİMAR

Bu sürecin baş mimarı olarak öne çıkan isim, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'dur. Kurum'un bu süreçteki liderlik anlayışı, salt bürokratik yönetimden farklı bir model ortaya koymuştur. Bakan, düzenli il ziyaretleriyle bölgeyi adım adım takip etti; her ilde muhalefet ve iktidar fark gözetmeksizin tüm parti belediye başkanlarını ve milletvekillerini kapsayan İl Afet Koordinasyon toplantıları düzenledi. Bu siyaset-üstü yaklaşım, hem lojistik açıdan verimliliği artırdı hem de bölge halkının devlete olan güvenini pekiştirdi. Kurum'un bu........

© Haber7