Savaşın Öğrettikleri
Gücü elinde bulunduran ülkelere göre güç; her türlü evrensel hak ve hukukun üstündedir. Güçlü olmak, her zaman haklı olmak demektir. Sen ne kadar haklı olursan ol, eğer; güçlü değilsen, haklılığının hiçbir anlamı yoktur. Hak, hukuk, adalet güçlülerin güçsüzleri sömürmek ve yönetmek için dünya sistemi diye ortaya koydukları prangalardır.
Uluslararası ilişkilerde dost, müttefik, ittifak üyesi gibi suni birliktelikler kâğıt üzerinde kalan egemenlerin yalanlarından ibarettir. Çıkar ve menfaatler üzerine kurulan dostluklar ve bağlılıklar pazar yerinde biter. Zor zamanında müttefikin seni yolda satabilir.
İran’ nın en üst yöneticilerinin, Lübnan Hizbullah’ının, Hamas liderinin, İsrail ve ABD istihbaratı tarafından aynı anda, birer birer avlanmaları derin bir zafiyetin acı faturasıdır. İran devrimi olduğundan bu yana Cumhur başbakanı, başbakan, Genelkurmay başkanı vs. gibi en üst etkili ve yetkili şahısların ABD ve İsrail ajanlarınca öldürülmesi tesadüf değildir
Aylar öncesinden ABD ve İsrail liderinin isim vererek ‘’şunları şunları öldüreceğiz’’ diye bas bas bağırmalarına rağmen, bu yetkililerin her nedense bunları duymamış gibi davranmaları ve hareket etmeleri, her zaman aynı şekilde düşmanın oyununa gelip en gözde lider kadrolarını teröre kurban vermeleri bir zafiyet veya ihanetin işidir. İran- İsrail ABD savaşında en büyük darbeleri vuran, yıkımları yapan düşman istihbarat güçlerinin devletin damarlarına kadar sızan yerli münafıklardır.
Senin kılık ve kıyafetine bürünerek, senin ideolojinden ve tarafındanmış gibi görünerek akrabam, yakınım diye en önemli görevlere getirdiğin ve yetkilendirdiğin ehliyetsiz liyakatsiz torpilli insanlar seni sırtından hançerleyen hainler kadar tehlikelidir. Bunlar devletin en mahrem sırlarını düşmanlarınıza verebilir. Yabancı istihbarat ajanlarına yardım ve yataklık yaparak tüm........
