menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İzzeddin El-Kassam kimdir?

11 0
29.12.2025

7 Ekim 2023 Aksa Tufanı’nda Hamas’ın askeri kanadı olarak tanıdığımız İzzeddin el-Kassam Tugaylarından sonra herkes bu ismi merak etmeye başladı. Aslında Filistin Tarihi’ni özellikle 1922-1948 arasındaki İngiliz Manda Yönetimini bilenler onu çok iyi tanımaktadırlar.

İzzeddin el-Kassam, her şeyden önce büyük bir mücahiddir. İngilizlere karşı Filistin direnişinin kıvılcımı ve Siyonizme karşı silahlı mücadelenin sembol ismi olmuştur. Çok yönlü şahsiyetinin başta gelen vasfı; daima İslam düşmanlarıyla mücadele etmek, boyun eğmemek ve Müslümanları örgütlemektir. Bu uğurda hayatını feda etmiş, Siyonizmin en büyük destekçisi olan İngilizlerin kurşunlarıyla şehid olmuştur. Onun şehadeti Filistin’de dalga dalga büyüyen direnişin fitilini ateşlemiş ve ilk intifada bu sebeple başlamıştır.

Suriye’de Lazkiye şehrinin güneyindeki Cebele’de 1882 yılında doğdu. Babası, müderris, fakih ve Kadiri şeyhi idi. Genç İzzeddin, 1896 yılında Kahire Ezher Üniversitesi’ne giderek Mısır’da on üç yıl öğrenim gördü. Çok meşhur hocalardan ders aldı. Muhammed Abduh ve M. Reşit Rıza gibi şahsiyetlerle dostluk kurdu.

1909 yılında Cebele’ye döndükten sonra babasının medresesinde müderris olarak görev aldı. Çeşitli camilerde vaaz verdi. İki sene sonra İtalya’nın Trablusgarp’ı işgal etmesi üzerine, etrafına topladığı 250 gönüllü ile savaşa gitmek için yola çıktı. İskenderun limanında bir ay bekledikten sonra Balkan Savaşı’nın çıkması ve İtalya ile anlaşma yapılması üzerine geri döndü. Onun Avrupalı sömürgeci zihniyete karşı ilk baş kaldırısı budur. Kendisini bir Osmanlı askeri olarak görüp nerede olursa olsun vatan savunmasına koşması, onun cihad ruhunu yansıtmaktadır.

Birinci Dünya Savaşı başladığı zaman, Osmanlı Padişahı ve İslam Halifesi Sultan Mehmed Reşad’ın 11 Kasım 1914’te ilan ettiği “Büyük Cihad Fetvası” üzerine orduya katılmak için müracaat etti. Askeri eğitimden geçirildikten sonra tabur imamı olarak görev aldı. Osmanlı ordusunda din adamı olarak tabur imamı ve alay müftüleri bulunmaktaydı. Bu kişilerin görevi barış zamanı askerlere dini eğitim vermek, savaş zamanı ise maneviyatlarını yükseltip cesaretlerini artıracak vaaz ve konuşmalar yapmaktı. Askeri zabıtlara göre bazı imam ve müftüler cephede asker ile birlikte düşmana karşı savaşmış ve........

© Haber Vakti