Mesele Ahbap Değil, Güvendir!
"Kişilere değil, ilkelere güvenen toplumlar ayakta kalır."
Bir milleti ayakta tutan yalnızca ordusu değildir. Sadece güçlü bir ekonomi de değildir. Bir toplumu asıl ayakta tutan, insanların birbirine duyduğu güvendir.
Bir anne-baba, evladını gönül huzuruyla komşusuna emanet edebiliyorsa...
Bir esnaf, yıllardır tanıdığı müşterisine veresiye defterini açabiliyorsa...
Bir hayırsever, alın teriyle kazandığı malından ayırdığı zekâtı ve sadakayı, ihtiyaç sahiplerine ulaştırması için huzur içinde bir kuruma teslim edebiliyorsa...
İşte orada yaşayan bir vicdan, ayakta duran bir toplum vardır.
Fakat güven bir kez sarsıldığında kaybolan sadece para olmaz. O güvenle uzanacak yardım eli de zayıflar. Bunun bedelini ise en çok mazlumlar, yetimler ve gerçek ihtiyaç sahipleri öder.
Son günlerde Ahbap Derneği hakkında yürütülen soruşturma kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Süreç hâlen yargının önündedir. Nihai kararı bağımsız mahkemeler verecektir. Hukuki süreç tamamlanmadan hiç kimse hakkında kesin hüküm vermek ne adaletle ne de vicdanla bağdaşır.
Ancak yaşananlar, hepimize yeniden hatırlamamız gereken önemli bir gerçeği de gösteriyor.
Hiç kimse denetimin üstünde değildir ve olmamalıdır…
İster devlet kurumu olsun...
Şeffaflık ve hesap verebilirlik herkes için vazgeçilmez olmalıdır.
Çünkü güven, denetimin alternatifi değildir.
Tam aksine, denetim güvenin en sağlam teminatıdır.
İslam geleneğinde aktarılan meşhur bir rivayete göre, Hz. Ömer'in hilafeti döneminde ganimetlerden dağıtılan kumaşlardan herkese birer parça verilmişti. Emirül Müminin Hazreti Ömer hutbe irâd etmek üzere bir gün minbere çıktığında, üzerindeki elbisenin tek parça kumaştan dikilemeyecek kadar uzun olduğunu gören sahabilerden biri ayağa kalktı ve, "Ey Müminlerin Emiri! Önce bunun hesabını ver. Herkese bir parça kumaş düştüğü hâlde sen bu elbiseyi nasıl giydin?" diye sordu. Hz. Ömer bu soruya öfkelenmedi. Bunu makamına yapılmış bir saygısızlık olarak da görmedi. Oğlu Abdullah bin Ömer ayağa kalkarak kendi payına düşen kumaşı babasına verdiğini açıkladı. Bunun üzerine aynı sahabi, "Şimdi konuş, seni dinliyoruz." dedi.
İşte İslam'ın devlet anlayışı budur.
Makam, hesap vermeye engel değildir.
Güven, şeffaflık ve hesap verebilirlikle güç kazanır.
Almanların meşhur bir sözü vardır.
"Güven iyidir, kontrol daha iyidir."
Aslında bu söz, insanlık tecrübesinin kısa ama derin bir özetidir.
Ne yazık ki bizler zaman zaman kişilere öyle anlamlar yüklüyoruz ki onları sorgulamayı neredeyse ihanet........
