Mavi Marmara ruhu şahlanıyor: 200 Gemilik dev Vicdan seferi için Besmeleler çekildi!

​Geçtiğimiz hafta Salı günü, İstanbul’un manevi muhafızı Eyüpsultan Hazretlerinin huzurunda, çok kıymetli dostlarla bir iftar sofrasında buluştuk. Ancak peşinen söyleyeyim; bu öyle sadece bedeni doyurup kalktığımız sıradan sofralardan biri değildi. Biz o akşam orada bir tabak yemeği değil; büyük bir derdi, köklü bir davayı ve sarsılmaz bir iradeyi paylaştık.

Ev sahibimiz habervakti.com ailesiydi. Bu mecra bizim için sadece bir haber portali değil, bir vefa kapısıdır. Yıllar evvel, davasına ömrünü vakfeden Şevki Yılmaz Hocamızın gurbette ve hicrette olduğu o zor günlerde, biz de bu sitenin temellerine bir karınca misali harç taşımıştık. O günün ihlaslı emekleri bugün hamdolsun dev bir çınara dönüştü. O akşam yaklaşık 60 dostla kurulan o sofrada hava serindi ama kalplerdeki Gazze ateşi ortamı bir fırın gibi ısıtıyordu. Anladık ki asıl mesele sofradaki aş değil, o sofrada hizalanan istikametmiş.

​Şevki Hocamızın kıymetli mahdumu, Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz Bey de bizlerleydi. Fakat sofranın asıl ağırlığı, yüreğimizin dinmeyen sızısı Gazze’ye aitti. Yıllardır abluka altında nefes almaya çalışan, dünyanın sustuğu ama vicdanların dilsiz kalamadığı o kanayan yaramız...

​Mavi Marmara şehidimiz merhum Cengiz Songür kardeşimizin evladı, Mavi Marmara Derneği Başkanı Beheşti İsmail Songür, hepimizin göğsünü kabartan o devasa eylem planının müjdesini verdi. Siyonist İsrail’in Gazze’nin boğazına geçirdiği o kanlı ablukayı delmek için şimdi yer yerinden oynuyor. Daha evvel sessiz sedasız yürütülen hazırlıklar, artık çok daha büyük bir organizasyona, küresel bir haykırışa dönüşüyor.

​200 Gemilik Bir Vicdan Seferi!

​Kardeşlerim, bu anlatılan sıradan bir yardım faaliyeti değil; tarihin akışına şerh düşecek bir şahlanıştır: Dünyanın dört bir yanından demir alacak 200 gemilik koca bir filo!

​Hedef belli: Gazze’nin üzerindeki o zulüm kilidini parçalamak.

​Amaç net: Oraya sadece un ve şeker götürmek değil; uyuyan dünyaya "insanlık henüz ölmedi" diye haykırmak.

​Bu artık bir lojistik meselesi değil, bir saf tutma meselesidir. Zalimin karşısında mı dikileceksin, yoksa mazlumun elinden mi tutacaksın? İşte bu 200 gemi, bu can yakıcı sorunun dünyaya verilmiş en gür cevabı olacak.

​Her Gemi, Ümmetin Ortak Yüküdür!

​Buradaki en kritik nokta şu: Bir geminin maliyeti yaklaşık 100 bin dolar. Bu yükün sadece birkaç hayırseverin omuzlarına bırakılması değil, ümmetin el birliği ve gönül birliğiyle kaldırılması hedefleniyor.

Çağrı çok açık: "Bu sefere adını yazdırmak isteyen gelsin, imkânı olan bu gemilere bir tuğla koysun!"

​Bu bir kayıt listesi değil kardeşlerim; bu bir "şahitlik" belgesidir. Yarın huzur-u mahşerde, "Gazze feryat ederken sen neyle meşguldün?" diye sorulduğunda, yüzümüz ak olsun diye atılan bir adımdır.

Mavi Marmara Derneği’nin başlattığı "Rotamız Gazze, Yükümüz İnsanlık" projesine destek olmak için şu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz:

https://mavimarmara.org/proje/ozgurluk-filosu

​Mavi Marmara Ruhu Yeniden Şaha Kalkıyor!

​Hepimiz hatırlayacağız o günü; 2010 yılında Mavi Marmara’da yaşananları asla unutmayacağız. İşte o ruh, bugün çok daha kararlı ve çok daha güçlü bir şekilde geri dönecek. Çünkü artık bıçak kemiğe dayanmadı, kemiği deldi geçti.

Mesele sadece Gazze de değil; mesele "insan kalabilmek" meselesidir.

​Tıpkı o günkü azimle hazırlanan SUMUD Filosunun, İsrail’in hukuksuz ablukasını delmek için denizleri tekrar zorlayacağı gibi, vicdan ehli yeniden ayağa kalkacak. Bu uluslararası koalisyon, sadece yardım taşımayacak; adaletsizliğe karşı sivil direnişin sancağını tüm dünyanın gözü önünde dalgalandıracak.

Eğer bu gemiler o suları aşarsa, sadece Gazze nefes almayacak; dünyadaki bütün mazlumların yüzü gülecek, zalimlerin kalplerine ise silinmez bir korku salınacak.

O gün geldiğinde, gidenin sadece bir gemi değil, insanlığın onuru olduğunu hep birlikte göreceğiz.

​Bu hayırlı buluşmaya ön ayak olan, bizleri aynı dertle hemhal eden habervakti.com Genel Yayın Yönetmeni değerli kardeşim Bülent Deniz’e ve kıymetli ekibine yürekten teşekkür ediyorum. Aynı şekilde, bu kutlu organizasyonun mimarlarından olan ve Mavi Marmara ruhunu ilk günkü tazeliğiyle yaşatan Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği Başkanı Sayın Beheşti İsmail Songür’e şükranlarımı sunuyorum.

​Zira böyle bir yükün altına girmek, mazlumun ahını dindirmek için gövdesini taşın altına koymak her babayiğidin harcı değildir. Köşe yazılarımla bir parçası olduğum bu platformda, böylesine tarihi bir şahitliğe ortak olmak benim için büyük bir şereftir.

​Tarih sadece kitaplarda yazılmaz; bazen bir iftar sofrasında, gönülden kopan bir dua ile perçinlenir. Aslında o büyük seferin besmelesi çoktan çekilmişti. Ancak bizler o akşam, o bereketli sofrada 200 gemilik o devasa operasyonun ayak seslerini ilk kez bu kadar yakından duyduk. O sofra, bir davanın tescili, bir müjdenin kalpten kalbe yayılış anıydı.

​Belki yarın o gemiler yola çıkacak...

​Belki dünya yine kafasını başka yöne çevirecek...

​Ama biz susmayacağız!

​Çünkü biliyoruz ki; mazlumun yanında durmak bir tercih değil, bir imtihandır. Ve günün sonunda sorulacak tek soru şudur:

​“Sen kimin tarafındaydın?”​


© Haber Vakti