İçerden gelen çöküş itirafı: Siyonizmin zulüm kalesi sarsılıyor!

Değerli kardeşlerim,

Yazının ilerleyen bölümlerinde açıklayacağım haber Türk medyasına düştüğü anda öylece durup geçemedim. Çünkü karşımızdaki sıradan bir yorum ve sıradan bir iddia değildi. Ne bir aktivistin attığı slogandı bu, ne de karşı cephenin bir propaganda cümlesi...

İsrailli emekli bir tümgeneral; üstelik yıllarca ordunun en kritik, en can alıcı kademelerinde görev yapmış bir isim, açık açık şunu haykırıyordu:

“İsrail bu gidişle 100’üncü yılına ulaşamayabilir.”

Bizlere de bu tespite yürekten amin demek düşer!

Haber sosyal medyada bir yangın gibi yayıldı. Kimi bunu sadece bir temenni gibi paylaştı, kimi “psikolojik savaştır” deyip küçümsedi, kimi ise her zamanki gibi görmezden gelmeyi seçti.

Ben ise başka bir yol seçtim. Paylaşımların altındaki yorumlara bakmak yerine, bizzat sözün sahibine, metnin aslına ve dünyadaki yankılarına baktım. Hamdolsun, haber doğruydu.

Söz konusu bu sarsıcı değerlendirme, yıllarca siyonizmin katliam şebekesine hizmet etmiş emekli Tümgeneral Yitzhak Brik tarafından 8 Şubat 2026 tarihinde, İsrail’in en yüksek tirajlı gazetelerinden biri olan Maariv’de yayımlandı.

Yani bu sözler:

· Sokaktan duyulmuş bir yorum değil,

· Sosyal medya öfkesi hiç değil,

· Dış basının uydurduğu bir kurgu da değil.

Bu, bizzat sistemin tam içinden, askerî aklın en merkezinden gelen bir itiraf metniydi.

“İsrail 100 Yaşına Ulaşabilecek mi?”

Brik yazısına öyle bir soruyla başlıyordu ki, aslında bu soru başlı başına bir imdat çığlığıdır:

“Geleceğe bakmaya çalıştığımda kendime şunu soruyorum: İsrail Devleti 100 yaşına ulaşabilecek mi?”

Eğer bir devletin paşası artık “Nasıl zafer kazanırızı?” değil de “Var olmaya devam edebilir miyizi?” sorguluyorsa, orada sadece askerî bir sorun yoktur; orada artık bir can çekişme, bir varoluş krizi vardır.

Brik’e göre asıl sorun dış düşmanlar değildir. Asıl mesele içeriden çözülmedir.

Makaledeki en çarpıcı tespit, adeta bir idam hükmü........

© Haber Vakti