Bölgesel ittifaklardan küresel ağırlığa: Türkiye

Değerli Kardeşlerim,

Dünya sessiz ama derinden değişiyor. Haritalar aynı… Ülkelerin isimleri aynı…

Ama oyunu kuranlar artık aynı değil.

Son aylarda dikkat çeken önemli bir gelişme yaşandı. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, savunma alanında tarihî bir adım attı.

Üç ülke, 17 Eylül 2025’te Riyad’da “Stratejik Savunma İş Birliği Anlaşması” imzaladı.

Bu ne demek?

Kısaca şu demek:

“Biz güvenliğimizi artık başkasının kapısında bekleyerek değil, kendi aramızda kuracağız.”

Ortak tatbikatlar, askerî eğitimler, savunma sanayii iş birliği, teknoloji paylaşımı…

Yani silahı da planı da caydırıcılığı da dışarıdan beklememe iradesi.

Bu henüz NATO gibi resmî bir askerî blok olmayabilir…Ama verdiği mesaj son derece açık:

Ortadoğu ve İslam dünyası, güvenliğini sadece Washington’un iki dudağı arasına bırakmak istemiyor.

İşte tam bu noktada asıl soru geliyor:

Peki, bu yeni denklemin merkezinde kim var?

Cevap artık gizli değil:

Tabii ki Türkiye.

Biraz geriye gidelim…

Biz bu günlere masalla gelmedik.

Bir zamanlar;

İHA almak için kapı kapı dolaşan,

Mermi için izin isteyen,

Telsiz için ambargo yiyen,

Tankına motor bulamayan bir Türkiye vardı.

Terörle mücadelede bile “şunu kullanamazsın, bunu atamazsın” denilen günleri yaşadık.

Kıbrıs’ta yaşadık…

Sınır ötesinde yaşadık…

Dağda yaşadık, ovada yaşadık…

Sebep belliydi: Bağımlıydık.

Silah başkasındaydı…

Düğme başkasındaydı…

İzin başkasındaydı…

Ama şimdi tablo değişti.

Bugün;

İHA–SİHA’da dünyada ilk üçteyiz,

Kendi savaş gemimizi yapıyoruz,

Kendi helikopterimizi uçuruyoruz,

Kendi hava savunma sistemimizi kuruyoruz,

Savunma sanayii ihracatında rekorlar........

© Haber Vakti