menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahmet Kazakoğlu'ndan çağrı

11 1
05.01.2026

Yeni yılın ilk günlerinde, bu yıl kaleme aldığım ikinci yazımda; uzun zamandır zihnimi meşgul eden, konuşulması gerektiğine inandığım önemli bir hususu sizlerle paylaşmak istedim. Gündemin gürültüsünde kaybolan ama ülkenin geleceği açısından hayati gördüğüm bu mesele, bir televizyon tartışmasında değil; bir dost meclisinde, tecrübenin süzülmüş cümleleriyle karşıma çıktı. İşte bu yazı, o sessiz ama derin çağrının satırlara dökülmüş hâlidir.

Değerli Kardeşlerim,

Bazen bir hakikat, televizyon ekranlarında yüksek sesle tartışılarak değil;

bir dost meclisinde, çayın buharı tüterken, tecrübenin ağır bastığı birkaç cümleyle dökülür ortaya.

Geçen gün işte böyle bir meclisteydik.

Karşımızda; mühendisliğiyle, proje aklıyla, şehircilik vizyonuyla bu ülkeye iz bırakmış; AKBİL sisteminin kurucusu, bugün milyonların her gün kullandığı İstanbulkart’ın ilk fikir babalarından, İstanbul’un ulaşım altyapısına akıl ve sistem kazandırmış, uzun yıllar BELBİM genel müdürlüğü görevinde bulunmuş, yıllarını Amerika–Türkiye arasında geçirmiş, ODTÜ mezunu bir mühendis vardı.

Aynı zamanda Uluslararası Vuslat Platformu Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olan kıymetli Ahmet Kazokoğlu ağabeyimiz…

Yetmişli yaşlarını geçmişti ama zihni hâlâ berrak, cümleleri hâlâ netti.

Soruları ise insanın rahatını bozan cinsten…

Sohbet bir yerden sonra benzine, etanole, şeker pancarına geldi.

Ve o an, herkesin sustuğu o cümle kuruldu:

“Amerika’da benzindeki etanol oranı .

Türkiye’de %1,5.

Bizim toprağımız var, pancarımız var, çiftçimiz var.

Ben bunun sadece teknik bir mesele olduğuna inanmıyorum.”

İşte bu yazı, o cümlenin peşine düşmenin yazısıdır.

Aslında bu konuyla ilgili bir şeyler yazma fikrini, çok değerli dostum Mehmet Ayhan Ömeroğlu kardeşim aklıma düşürdü. Bir sohbet sırasında, “Ahmet ağabeyin şeker pancarından etanol üretimiyle ilgili söylediklerinden biraz bahsetsen iyi olur” demesiyle

durup düşündüm.

Evet dedim; bu mesele konuşulmayı da yazılmayı da. Yeniden düşünülmeyi de hak ediyor.

Yazıyı tamamladıktan sonra metni Ahmet ağabeyimle paylaştım; sahayı bilen, mühendislik aklıyla yoğrulmuş katkıları doğrultusunda yeniden gözden geçirdim. Bu yönüyle bu satırlar, sadece şahsi kanaatim........

© Haber Vakti