25 Nisan 1915’te Çanakkale’de destan yaz, Turizm Bakanlığı rehberleri sana Troya’yı anlatsın

25 Nisan 1915’te Çanakkale’de destan yaz, Turizm Bakanlığı rehberleri sana Troya’yı anlatsın

Çanakkale; kibirli İngiliz Winston Churchill’in Londra Büyükelçisi Rauf Orbay’ın yanında Enver Paşa’nın oğlu Ali Enver’e, Çanakkale savaşını kastederek, “Biliyor musun Ali, baban benim siyasi hayatımı uzun yıllar geriye attı. Baban Enver Paşa yüzünden ancak 25 yıl sonra Başbakan olabildim" diye iç geçirdiği yerdir.

Çanakkale hem 18 Mart deniz savaşlarında, hem de 25 Nisan 1915’te başlayan kara savaşlarında asil Türk Milleti’nin destan yazdığı yerdir.

Çanakkale; çocuklarımıza verdiğimiz özgüvenin, cesaretin kaynağı olan yerdir.

Böyle bilindiği içinde başta ilköğretim okullarımız olmak üzere, her yıl on binlerce gencimizin, şehit atalarını ziyaret ettiği, kazandıkları zaferin hatıralarını yâd etmek için koştukları diyardır Çanakkale.

Fakat Çanakkale’nin ruhuna aykırı bir şeyler olmaktadır.. Daha geçen günlerde can dostum Metin Erkut’la gittiğimiz bölgede Eceabat ve Bolayır’da rastladığımız alan rehberi kardeşlerimizin anlattıkları bizleri düşündürmüştür.

Orada ziyaretçilere yıllardır Çanakkale ruhunu anlatan “Alan Rehberleri” gün geçtikçe yerlerini turist rehberlerine bırakmak zorunda bırakılmışlar. Onların çoğu da Çanakkale’nin mânâsını değil, ecdâdın vatan uğruna nasıl canlarını ortaya koyduklarını değil, antik çağdaki Troya’yı anlatmaya heves etmişler ve öylece de devam ediyorlar.

Neler oldu, neler oluyor? Hep birlikte alan kılavuzu kardeşlerimizden dinleyelim..

“Çanakkale muharebelerini ziyaretçilere anlatmak için 2004-2014 yılları arasında devlet tarafından Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı ve Onsekiz Mart Üniversitesi işbirliği ile yetiştirilen 697 kişiden oluşan ‘Alan Kılavuzları’, bölgenin Kültür Bakanlığına devredilmesiyle bizler de mevcut tarihi alan rehberleri olarak 6546 sayılı yasa ile Kültür Bakanlığı bünyesinde Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanlığına devredildik.

Her üç, bazen beş yılda bir tekrar tekrar eğitime alındık. Tarihi Alan Başkanlığı ve Onsekiz Mart üniversitesi ile işbirliği çerçevesinde haftalarca eğitimler verildi ve her eğitim dönemi sonunda yazılı, sözlü ve arazi uygulamalı sınavlar üniversite tarafından yapıldı. Her üç sınavın ortalaması 70 puan ve üzeri olanlar Tarihi Alan Kılavuzluğu kimliğini koruma, kimliğini yenileme ve beş yıl bu görevi yapma hakkını korudu.

Çalışma usul ve esasları Kültür Bakanlığı Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanlığı tarafından yönetmelik ile belirlendiği için her alan kılavuzu yıllık bandrol bedelini öder, turlarda sözleşmesini yapar, kimliği yenilenir ve görevine devam ederdi.

Ancak, Turist Rehberleri Odaları ve Türkiye Turist Rehberliği Birliği (TUREB) yıllardan beri sadece anlatımı Turist Rehberleri yapabilir diye defalarca mahkemelerde farklı davalar açarak zaman zaman bu hizmetin Alan Kılavuzlarınca verilmesini engellemeye çalışmaktadırlar.

Meselâ; yaptıkları bir müracaat sonucunda 2024’te Anayasa mahkemesi Tarihi Alan Başkanlığının bazı konularda yetki aşımına dair birtakım maddelerini iptal edince, önce alt maddelerde Alan Kılavuzları anlatım yapamaz, bilgi veremez diye ayrı bir tartışmalı konu gündeme getirdiler.

Sonra da; Çanakkale ruhunu gelecek nesillere anlatmak üzere yetiştirilmiş defalarca eğitim almış, sınavları geçmiş, devletin kendilerine hem tarihi milli parklar döneminde, hem Alan Başkanlığı döneminde kimlik verdiği, eğitim ücretlerini, bandrol ücretlerini aldığı, devletin yetiştirdiği Alan Kılavuzlarına, Tarihi Alan Başkanlığı tarafından; gruplara savaş alanlarını gezdiremezsiniz, anlatım yapamazsınız diye yazı göndermişler. Gerekçe neymiş, konu istinafta imiş, buna istinaden sonucu beklenilmeliymiş..

Bugün devletin; millî-mânevi değerlerimizle özdeşleşmiş Çanakkale ruhunu tarihi gerçekler eşliğinde........

© Haber Vakti