Medine Vesikası: Birlikte Yaşama İradesi |
Tarihi değiştiren her adım kılıçla atılmaz. Bazen bir toplumun kaderini, kaleme alınmış birkaç madde belirler. Medine Vesikası da tam olarak böylesi bir metindir. O, sadece bir barış sözleşmesi değil; parçalanmış bir toplumu ayağa kaldıran, güveni yeniden inşa eden ve birlikte yaşamanın psikolojisini kuran büyük bir medeniyet aklıdır. Nebevî akıldır.
O dönemde Medine(Yesrib), kabilecilik, kan davaları ve güvensizlikle kuşatılmıştı. Herkes kendi kabilesini koruyor, adalet güçlünün elinde şekilleniyordu. İşte bu ortamda Hz. Peygamber (sav), insan psikolojisinin en temel ihtiyacını doğru okudu: Aidiyet ve güven ile birlikte yaşama iradesidir. Medine Vesikası ile kabile asabiyeti merkezin dışına çekildi, onun yerine kapsayıcı bir üst kimlik inşa edildi. Müslümanlar, Yahudiler ve diğer gruplar; inançlarını koruyarak, ortak bir “Medine toplumu” çatısı altında buluşturuldu.
Bu yaklaşım son derece önemlidir. İnsanlar kimliklerini kaybetmeden bir arada yaşayabilir. Asimilasyon korkusu, toplumsal barışın en büyük düşmanıdır. Vesika’nın başarısı, “ya bizdensin ya düşman” anlayışını reddetmesinde yatmaktadır. Birlikte........