İsrail'in bağımsızlık günü

12 Mayıs 1915’i 13 Mayıs 1915’e bağlayan gece, sabaha karşı saat yaklaşık 01:00 civarında. Morto Koyu (Seddülbahir açıkları, Çanakkale Boğazı girişinde Osmanlı torpido botu 765 tonluk Muâvenet-i Milliye Alman Yüzbaşı Rudolph Firle’nin de katıldığı cesur bir gece operasyonuyla İngiliz ön-dretnot zırhlısı HMS Goliath’a yaklaştı. Düşman destroyerlerini atlatarak en yakın mesafeden 3 torpido ateşledi. Üç torpido da isabet etti: İlki köprüye, 2’nci bacaya, 3’üncü kıç tarafa. Goliath birkaç dakika içinde alabora olup battı. Goliath’ta yaklaşık 700-750 mürettebat vardı. 570 kişi hayatını kaybetti. Geri kalan 200’e yakın kişi kurtarıldı, ancak birçok yaralı vardı. Batış çok hızlı olduğu için denizde boğulma ve soğuk nedeniyle kayıplar yüksekti. Muâvenet-i Milliye ise hasar almadan üsse dönebildi. Bu olay, İngiliz donanmasında büyük şok yarattı; Winston Churchill ve Deniz Bakanı Fisher’in istifasında sebep oldu.

Bu olaydan 45 gün sonra İsrail’de Lut Gölü çevresinde Orta Doğu’nun en büyük LGBT festivali olan GayPride başlayacak ve etkinlikler 7 Haziran da başlayıp 13 Haziran’a kadar devam edecek.

Büyük Pride Parade Yürüyüşü 12 Haziran 2026 Cuma günü öğleden sonra başlayacak, Tel Aviv sahil şeridi (Herbert Samuel Boardwalk) boyunca devam edecek ve Charles Clore Park’ta büyük bir festivalle bitecek. Bu festivale her yıl 200.000-300.000 kişi katılıyor ve Asya’nın en büyük Pride etkinliği olarak kabul ediliyor...

Bugünkü İsrail’in genel nüfus yapısı şöyle: Nüfusu 10,24 milyon. Ancak nüfusun yarıya yakını aynı zamanda başka ülkelerin de vatandaşı ve bu kişilerin hepsi İsrail’de ikamet etmiyor. Kaldı ki, bu. Nüfusun %76 Yahudi ve diğerleri, %21,1 Arap, %2,9 diğer ülkelerden. Nüfusu son 1 yılda +146 bin (%1,4) kişi artmış. Bunun 177 bini doğum, 21 bini göçerek gelmiş. 48 bin ölüm ve 45 bini ülkeden ayrılmış. Gelen 21 bin, giden 45 bin.

İsrail kurulduğunda 1948’de nüfusları 806 bin imiş. Dünden bugüne nüfusları 12,5 kat büyümüş. • Bugün dünyadaki Yahudilerin %45’i İsrail’de yaşıyor muş. Ülkenin Genç nüfusunun %27’si 14 yaş altı. %13 ‘ü 65 yaş üstü. Son 10 yılda büyüme, yıllık %1,5. 2048’de 15,2 milyon, 2065’te 20 milyon olmayı umut ediyorlar. Tabi bu zulüm böyle devam ederse İsrail diye bir devlet de kalmayabilir. Yahudiler’in %11,5 Haredi, %12’si dindar, %33,5’i geleneksel Musevi, Kültürel aidiyet bağı ile bağlı. %43’ü laik/seküler.

Türkiye’de ise durum şöyle: Toplam nüfus: 86.092.168 kişi. 0-14 yaş %20,4, 15-64 yaş %68,5, 65 ve üzeri yaş %11,1. Erkeklerde Ortanca yaş 34,9, kadınlarda 35,7. Türkiye giderek yaşlanıyor; 2007'de çocuk oranı %26,4 iken 2025'te %20,4'e geriledi, yaşlı oranı ise %7,1'den %11,1'e yükseldi.

Ülkemizde kendini Müslüman olarak tanımlayanların sayısı %98 civarı. Alevi nüfus tahmini %10-15 arası. İnançsız/ateist/deist vb. araştırmalara göre artıyor. Kendini dindar olarak tanımlayanlar %46, İnançlı ama dindar değilim diyenler %34, Çok dindar olanlar %12, Ateist/İnançsız: %8 (2008'de %2 iken ciddi artış gösterdi). Türkiye giderek yaşlanıyor; 2007'de çocuk oranı %26,4 iken 2025'te %20,4'e geriledi, yaşlı oranı ise %7,1'den %11,1'e yükseldi.

Bu İsrail’liler Moloch’a mı tapıyorlar, Yahove’ye mi, ya da hiçbir şeye inanmıyor da olabilirler. Bir yandan Lut gölünün yakınında LGBT festivali düzenliyorlar, öte yandan Süleyman mabedini yeniden inşa etmek istiyorlar. Meşiah’ın gelmesini bekliyorlar. Aslında bunların kendi aralarında ciddi bir etnik kimlik tartışması var. Genetik incelemelerde bunların çoğu aslında İsrail oğullarından da gelmiyorlar. Genetik soy araştırmalarında da bunu görmek mümkün. Safarad ve Aşkenazi’ler farklı özelliklere sahipler. Siyonistler zaten tamamen politik bir topluluk. Hatta bir ideolojiye de sahip değiller. Birçok Rabbi Siyonizm’i reddederken, Chabat’çılar anti Siyonist olmayı anti semitik’lik olarak görüyor.

Görünen o ki, bunları bir arada tutan para ve “dış düşman” algısı. Onun için Hitler zamanındaki soy kırımı hem sayı olarak hem vahşet olarak çok abartılı şekilde anlatıyorlar. Aslında soykırım dedikleri şey Yahudileri korkutup, onları Filistin topraklarına gitmeye mecbur bırakmak. Çanakkale savaşı ve Osmanlıyı yıkma planları aslında İsrail’in kurulmasına zemin hazırlıyor. İsrail’i aslında Ortadoğu dedikleri coğrafyanın kalbine bir hançer gibi soktular.

İsrail’in, bu “haydut devlet”in kuruluşunun 78. Yılında şunu daha iyi görüyoruz ki, aslında batılı ülkeler ve ABD bu oluşumu, bu coğrafyaya bir Truva atı gibi soktular.

Bunlar yeni bir başlangıç için ayaklanırken aslında kaçtıklarını zannettikleri şeye doğru koşuyorlar. Büyük İsrail’i kurmaktan söz ederken aslında yok oluşa doğru yokuş aşağı koşar gibi gidiyorlar. Tarihin sonunu getirecek bir medeniyetler arası savaş için Tanrıyı kıyamete zorlamak isterken, kendi sonlarını getirecek bir sürecin içindeler.

İsrail kuruluşundan bugüne kadar ilk kez bu kadar büyük nefretin hedefi oldu. Bu süreçte İsrail’i savunan, onun yanında yer alanlar da aynı nefreti hak ettiler. Bu süreçte bir de MOSSAD tarafından desteklenen Epstein dosyaları ellerinde patladı...

İsrail denilen ülke, hırsızlık, yolsuzluk, ihanetle suçlanan bir kişi tarafından yönetiliyor bugün. Netanyahu hem Uluslararası Ceza Mahkemesi ve hem de kendi mahkemelerinde sanık durumunda. Birçok ülke artık İsrail’le arasına mesafe koyuyor, ama maalesef İslam ülkelerin birçoğu İsrail ile aralarına mesafe koymaya korkuyor. Zulm ile abad olunmaz. İsrail’in sonu kendileri için hiç de hayırlı olmayacak. Trajik bir son onları bekliyor. Selam ve dua ile.


© Haber Vakti