'Ahde Vefa' mı dediniz!

Ahid’de, Ahidleşme’de temel referans “Elestü bezmi”nde “Kalu bela” zamanında, Allah (cc) yarattığı kul’u olan insanla konuştu, kendi rızasını açıkladı ve insanlar da “evet kabul ettik” dediler. Bu aynı zamanda bir ahidleşme idi. Eğer insanlar Allaha verdikleri sözde dururlar, “ahitlerine bağlı kalırlarsa, Allah onlara altın dan ırmaklar akan bir cennet vadediyordu. Eğer sözlerini durmazlarsa, onları Cehennem azabı ile korkutuyordu. Bu sebeple Tevrat’a “Ahd-i Atik / Eski ahid), İncil’e “Ahd-i Cedid / Yeni Ahid” denir. Çünki Allah’ın peygamberleri üzerinden gönderdiği kitaplar, bu ahdin hükümlerini ihtiva eder.

Elestü bezmi”nin dayanağı şu ayettir: (Araf 172) "Hani Rabbin, Âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine şahit tutarak: 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim?' demişti. Onlar da: 'Evet (Rabbimizsin), şahit olduk' demişlerdi. (Bu,) kıyamet günü: 'Biz bundan habersizdik' demeyesiniz diyedir."

İşte asıl “vefa” gösterilmesi gereken ahid budur ve daha sonra yapılacak hiçbir ahid, bu temel esasa aykırı olmamalıdır. Bu çerçeve içinde kalmak şartı ile, Allaha ve resulüne verilen söze aykırı olmamak şartı ile yapılan sözleşmelere sadakat da şarttır. “Biad” da bu çerçeve içinde olmak durumundadır. “Ahid” Arapçada “Söz verme, taahhüt, antlaşma, yeminle bağlılık, anlaşma anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim'de hem Allah ile kul arasındaki sözleşme, hem de insanlar arasındaki söz ve anlaşma için “Misak” da kullanılır. “Mîsâk” Kuvvetli ahid, sağlam antlaşma, pekiştirilmiş sözleşme, yeminle bağlanmış söz anlamına gelir. Misak-ı Millî (Millî Misak, Millî Yemin) aslında, Kuva-i Milliye’nin, Müdfa-yı Hukuk anlayışı ile, 1. Mecliste kurtuluş savaşına ruh veren, derinlik kazandıran bir ahitnamedir.

“Vefa” ise Sözünde durma, sevgide/sadakatte sebat etme, verdiği ahdi bozmama, bağlılıkta devamlılık demektir. İslâm ahlâkının en temel prensiplerinden biridir. Kur'ân'da ahde vefa emredilir ve bozmak şiddetle yasaklanır. Kur'ân'da bu kavramlar şöyle geçer: "Ahde vefa gösterenler, işte onlar kurtuluşa erenlerdir." (Mü'minûn 8), "Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü ahid (söz) sorumluluk gerektirir." (İsrâ 34), "Kim Allah'a verdiği ahdine vefa gösterirse, Allah ona büyük mükâfat verecektir." (Fetih 10).

Sonuçta Ahit, Allah ile kul arasındaki sözleşme ve beşerî/dünyevi anlamda, esas sözleşmeye aykırı olmamak şartı ile anlaşmasını ifade eder. Dünyevi menfaat karşılığı, nas’a aykırı verilen sözler ve sözleşmeler batıldır ve gazaba müstelzimdir. Bu........

© Haber Vakti