YENİ ASGARİ ÜCRETİN İŞÇİ VE ESNAFA ETKİLERİ |
Asgari ücrette yapılan yüzde 27’lik artışla birlikte net ücret 28 bin 75 liraya yükseldi. Bu artış yalnızca milyonlarca çalışanın aylık gelirini değil, işsizlik maaşından kıdem tazminatına, genel sağlık sigortası primlerinden stajyer ücretlerine kadar sosyal güvenlik sisteminin neredeyse tüm parametrelerini yeniden şekillendirdi. Bir başka ifadeyle, asgari ücret artışı yalnızca bir maaş düzenlemesi değil; emek piyasasından küçük esnafa, sosyal yardımlardan kamu maliyesine uzanan geniş bir etki alanı yarattı.
Ücret Artışı ve Alım Gücü Dengesi
Yeni asgari ücret, nominal olarak güçlü bir artışı işaret ediyor. Ancak bu artışın çalışanların günlük hayatına nasıl yansıyacağı, büyük ölçüde enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki seyirle belirlenecek. Gıda, kira, ulaşım ve enerji harcamalarının hane bütçesindeki payı dikkate alındığında, asgari ücretteki artışın önemli bir kısmının zorunlu giderler tarafından absorbe edilmesi bekleniyor.
Özellikle büyükşehirlerde yaşayan ücretliler için barınma maliyetleri, asgari ücret artışının etkisini sınırlayan temel faktör olmaya devam ediyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlerde kira giderleri, yeni ücret seviyesinin tek başına refah artışı yaratmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle artış, çalışanlar açısından daha çok “kayıpların telafisi” olarak görülüyor.
İşçi Cephesinde: Gelir Artışı Var, Güvence Tartışması Sürüyor
Asgari ücretteki yükseliş, yalnızca çalışan maaşlarını değil, işsizlik maaşı ve kısa çalışma ödeneği gibi sosyal güvenlik ödemelerini de yukarı çekti. İşsizlik maaşı tavanı yükselirken, kıdem tazminatı tavanı da yeniden hesaplandı. Bu durum, çalışanlar açısından sosyal güvenlik şemsiyesinin nominal olarak genişlediğini gösteriyor.
Ancak işçi kesiminde tartışma yalnızca ücretle........