İNSAN MERKEZLİ ETİK STANDARTLARIN YÜKSELİŞİ

Dünyanın hızla dijitalleştiği, yapay zekânın karar alma süreçlerine dâhil olduğu, veri akışının küresel ölçekte bir güç unsuru hâline geldiği böylesi bir dönemde, “insan merkezli etik standartlar” artık sadece akademik bir tartışma değil; ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda belirleyici bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Son yıllarda ülkeler, uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve sivil toplum bu konudaki tartışmaları belirgin şekilde artırdı. Çünkü teknolojik dönüşümün yarattığı imkânlar kadar risklerin de büyüdüğü bir çağda, etik ilkelere dayanmayan hiçbir sistemin sürdürülebilir olması mümkün görünmüyor. Bu nedenle insan merkezli etik, günümüzün yeni küresel ölçütü hâline gelmeye başladı.

Aşağıdaki makale, bu dönüşümün dinamiklerini, gerekliliğini ve geleceğe dönük etkilerini yaklaşık 2,5 sayfalık bir gazete yazısı formatında detaylı biçimde ele almaktadır.

İnsan Onurunun Merkezde Olduğu Yeni Bir Etik Mimari

İnsan merkezli etik standartların temelini insan onuru, özgürlük alanı, mahremiyet, eşitlik, adalet ve güven oluşturuyor. Ancak bu kavramlar, uzun yıllar boyunca siyaset bilimi ve hukuk teorisinin soyut başlıkları gibi görüldü. Dijitalleşme, bu soyut kavramları günlük hayatın en somut meseleleri hâline dönüştürdü.

Bugün kişisel verilerin gizliliği, algoritmik önyargılar, çevrimiçi manipülasyonlar, biyometrik takip, yapay zekâ destekli işe alım sistemleri ya da kara kutu niteliğindeki algoritmalar doğrudan insanın haklarını etkiliyor. Bu nedenle yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal uzlaşıya dayalı etik standartlara ihtiyaç duyuluyor. Teknolojik ürünler veya dijital hizmetler, geliştirme aşamasından başlayarak dağıtım döngüsünün tümünde insanın haklarını koruyacak bir çerçeveye oturtulmalı.

Bu yeni dönemde etik, sadece “zararın önlenmesi” prensibine dayanmıyor; daha yüksek bir hedef olan “insanın güçlendirilmesi” anlayışını da içeriyor. Yani teknolojinin insanı zayıflatması, sömürmesi veya sınırlandırması değil, yetkinliklerini artırması ve daha adil bir dünya sunması bekleniyor.

Algoritmaların Gölgesinde İnsan: Neden Etik Standartlar Şart?

Teknolojik sistemler—özellikle yapay zekâ—giderek artan oranda karar veriyor:

• Kimin işe alınacağına,

• Kime kredi verileceğine,

• Hangi haberlerin gösterileceğine,

• Hangi fiyatların uygulanacağına,

• Kimin riskli görüldüğüne,

• Kimin görünür veya görünmez kılındığına.

Bu durum, insan........

© Haber Gündemim