DÖNGÜSEL EKONOMİ MODELİNİN TARIM SEKTÖRÜNE ENTEGRASYONU

Günümüz tarım sektöründe üretimden tüketiciye uzanan zincirin her halkasında ciddi kayıplar ve çevresel sorunlar gözlemleniyor. Artan nüfus ve iklim krizinin etkisiyle, lineer ekonomi modeli – “üretilir, tüketilir, atılır” anlayışı – sürdürülebilirliğini kaybetmiş durumda. İşte tam bu noktada döngüsel ekonomi, tarımda devrim yaratabilecek bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Döngüsel ekonomi, atığı en aza indirmeyi, kaynakları verimli kullanmayı ve ürünlerin yaşam döngüsünü mümkün olduğunca uzatmayı hedefliyor. Tarımda bu yaklaşım, sadece çevresel fayda sağlamıyor; aynı zamanda ekonomik verimliliği ve sosyal sürdürülebilirliği de güçlendiriyor.

Atık Yönetiminden Yeni Gelir Modellerine

Türkiye’de her yıl milyonlarca ton tarımsal ürün, hasat sonrası veya tedarik zincirindeki kayıplar nedeniyle çöpe gidiyor. Döngüsel ekonomi, bu atıkları yeni üretim süreçlerine hammadde olarak kazandırıyor. Örneğin meyve ve sebze kabukları kompostlaştırılarak organik gübreye veya biyogaz üretimine dönüştürülebiliyor. Bu süreç hem toprağın verimliliğini artırıyor hem de çiftçiye ek gelir sağlıyor.

Plastik kullanımında da döngüsel yaklaşım kritik. Seralar ve ambalaj malzemeleri çoğunlukla doğada yıllarca çözünmeden kalıyor. Bu malzemelerin geri dönüştürülmesi veya biyolojik olarak çözünebilen alternatiflerle değiştirilmesi, ekolojik yükü ciddi şekilde azaltıyor.

Bu noktada küçük ve orta ölçekli çiftçiler için devrim niteliğinde fırsatlar doğuyor: Atıklarını doğru şekilde değerlendirerek hem maliyetleri düşürebiliyor hem de sürdürülebilir üretim sertifikaları ile pazarda avantaj elde edebiliyorlar.

Toprak ve Su Yönetiminde Döngüsel Yaklaşım

Tarımda sürdürülebilirliğin diğer temel ayağı, toprak ve su kaynaklarının etkin kullanımıdır.........

© Haber Gündemim