AB’DE İŞLERİN YURT DIŞINA TAŞINMASI VE İSTİHDAM KAYIPLARI |
Avrupa Birliği (AB) uzun yıllar boyunca yüksek refah düzeyi, güçlü sosyal devlet yapısı ve istikrarlı istihdam piyasalarıyla küresel ekonomide ayrıcalıklı bir konumda yer aldı. Ancak son on yılda hızlanan küresel rekabet, dijitalleşme, enerji maliyetleri ve jeopolitik riskler, AB’nin bu avantajlarını aşındıran yeni bir süreci beraberinde getirdi. Bu sürecin en görünür sonuçlarından biri ise işlerin ve üretim faaliyetlerinin AB dışına taşınması, yani offshoring eğiliminin hız kazanması oldu. Söz konusu eğilim, özellikle sanayi ve hizmet sektörlerinde ciddi istihdam kayıplarına yol açarken, bazı üye ülkeler bu dönüşümden diğerlerine kıyasla çok daha ağır etkileniyor.
Küresel Rekabet ve Maliyet Baskısı
AB’de işlerin yurt dışına taşınmasının temelinde, küresel maliyet dengelerindeki değişim yatıyor. Özellikle Asya ülkeleri başta olmak üzere birçok gelişmekte olan ekonomi, düşük işgücü maliyetleri, daha esnek çalışma rejimleri ve devlet destekli sanayi politikalarıyla Avrupalı firmalar için cazip üretim merkezleri haline geldi. Buna karşılık AB içinde artan enerji fiyatları, sıkı çevre ve işgücü düzenlemeleri ile yüksek vergi yükleri, firmaların rekabet gücünü sınırlayan faktörler olarak öne çıkıyor.
Bu tablo, çok uluslu şirketlerin üretim tesislerini ve bazı hizmet fonksiyonlarını AB sınırları dışına taşıma kararlarını hızlandırıyor. Özellikle otomotiv, kimya, tekstil, elektronik ve bilgi teknolojileri gibi sektörlerde offshoring eğilimi daha belirgin hale gelmiş durumda.
En Fazla İstihdam Kaybı Yaşayan Ülkeler
AB genelinde istihdam kayıpları yaygın olmakla birlikte, bazı ülkeler bu süreçten daha derin etkileniyor. Bunun arkasında ülkelerin ekonomik yapıları, sanayi yoğunlukları ve küresel değer zincirlerine entegrasyon biçimleri yatıyor.
Almanya, AB’nin en büyük ekonomisi olmasına rağmen, son yıllarda ciddi bir istihdam baskısıyla karşı karşıya. Özellikle enerji yoğun sanayi kollarında üretimin Doğu Avrupa ve Asya’ya........