menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Utanma Duygusunun Kaybolduğu Yerde Aile Ne Kadar Güvende?

4 1
yesterday

Toplumlar bir anda çözülmez. Önce bazı kelimeler anlamını yitirir, bazı duygular “gereksiz” ilan edilir. Utanma da bunlardan biridir. Son yıllarda sıkça tanık olduğumuz tablo, utanma duygusunun bireysel bir eksiklik değil; toplumsal ölçekte aşınan bir değer hâline geldiğini göstermektedir. Bu aşınmanın en ağır bedelini ise aile kurumu ödemektedir.
Bugün mesele yalnızca evliliklerin zorlanması ya da boşanmaların artması değildir. Asıl mesele, aileyi ayakta tutan etik sınırların giderek silikleşmesidir. Utanma duygusu; bireyi bastıran değil, davranışlarını sorgulatan, “bu yaptığımın başkasına bedeli ne?” sorusunu sorduran bir iç denetim mekanizmasıdır. Bu mekanizma devre dışı kaldığında, her davranış savunulabilir hâle gelir.
Bir aile danışmanı olarak sahada ve danışma odalarında gözlemlenen sorunlarla, kamusal alanda sunulan anlatılar arasında dikkat çekici bir paralellik bulunmaktadır. Evlilik içi sadakat ihlalleri, üçüncü kişilerin dâhil olduğu ilişkiler ve aile içi çatışmalar; giderek daha rahat, daha görünür ve çoğu zaman sorgulanmadan dile getirilmektedir. Bu rahatlık, bir özgürleşmeden ziyade utanma eşiğinin düşmesiyle ilgilidir.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri, son yıllarda boşanma oranlarında belirgin bir artışa işaret etmektedir. Daha da önemlisi, boşanma nedenleri arasında sadakatsizlik ve iletişim sorunlarının ön plana........

© Haber Gündemim