Keşke Kimse Ölmeseydi Her gün… |
Sosyal medyada, belediye anonslarında ya da minarelerden yükselen o tanıdık sesle birilerinin bu dünyadan göçtüğünü öğreniyoruz. Ölüm sebepleri farklı; kimi hastalık, kimi kaza, kimi zamansız, kimi “vakti gelmiş” denilerek uğurlanıyor.
Elbette ölüm Allah’ın emri. Buna söz yok.
Ama insan bazen içinden geçirmeden edemiyor: Keşke kimse ölmeseydi… Keşke tüm canlar bir olsaydı da bu ayrılıklar hiç yaşanmasaydı.
Güzeli de gidiyor, çirkini de…
Genci de gidiyor, yaşlısı da…
Yakınımız da, hiç tanımadığımız bir insan da…
Ne garip bir sınav yeri şu dünya. Düşündükçe insanın aklı duracak gibi oluyor. Kimse yaşarken ölmek istemez. “Daha vaktim var” der. “Zamanı değil” der. Ama bir bakarsınız, hayatla arasına kalın bir çizgi çekilmiş. Sessizce, habersizce.
Ölüm, ebedî bir ayrılıktır.
Bu dünyaya söylenen son sözdür.
Geriye kalanlar içinse acı, gözyaşı ve derin bir boşluktur.
Ağlarız… Üzülürüz… Yas tutarız…
Ama insan işte… Dünyanın cazibesi ağır basar. En fazla yirmi gün sürer acımız. Sonra “Allah’ın takdiri” deyip........