menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sedat Memili’nin kaleminden Adana

3 0
yesterday

ATATÜRK’ÜN İSYANI: “YA ADINI, YA BAYRAĞINI YA DATÜZÜĞÜNÜ DEĞİŞTİR…”

Kethüdazade İbrahim Bey meclise gitmedi. Ona haber gönderdim: "Mebus seçildin neden meclise gelmiyorsun?

"Kethüdazade İbrahim Bey'in cevabı şu olur: "Ben Sakarya'dayım.

Memleketimi düşman çizmelerinden korumaya çalışıyorum. Şimdi gevezelik zamanı değil.

Ben savaştayım, siz laklakanızı yapın” demiştir.

 

ATATÜRK DERDİ Kİ?

CHP’nin bugün içine düştüğü kargaşa hakkında bir şey yazmak istemiyordum. Ancak, birkaç kalbi kıracağımı bile bile yazmaya karar verdim. Çünkü bazı arkadaşların “Kralın Çıplak” olduğunu görmeleri gerekiyor.

CHP’li arkadaşlar, kendi içlerinden gelen her eleştiriye kızıyorlar. İlk tepkileri: “Atatürk’ün partisine nasıl dil uzatırsın?”

 

ATATÜRK’ÜN PARTİSİ Mİ?

Gerçekten Atatürk sağ olsaydı ve CHP’yi ve üyelerini karşısına alıp sorsaydı: “Benim size bıraktığım CHP bu muydu? Ben size tüzüğünde ve bayrağında ‘Altı Ok’ bulunan bir CHP bırakmıştım. Şimdi kaç taneniz bu altı ilkeyi sayabilir?” deseydi ve sözlerini şöyle sürdürseydi: “Benim mirasçım olduğunu söylüyorsunuz. Benim en büyük mirasım ilkelerimdir? Ne yaptınız, hangi değişim ve siyasal gelişim karşısında bu ilkelerden vazgeçtiniz... Ne uğruna çıktığınız yolda bu ilkeleri kaybettiniz?” ne cevap verecek ne diyeceksiniz?

“İyi de efendim biz her konuşmamızda her anlattığımızda siz ve değerleriniz ön plana çıkıyoruz?”

“Hiç inandırıcı değil... Benim ilkelerime sadık kalmak, kurduğum fabrikalar kapanıp yerine AVM’nin inşa edilirken, partideki yerinizi korumak değil, fabrikalara sahip çıkmaktır.

Size özgürlük kazandıran fabrikalardan vazgeçerek koruduğunuz makamın ne yararı var?

Bu halkı emperyalizme karşı korudunuz mu? Savaş vererek bu ilkelere sahip çıktınız mı?

‘Hani Devletçilik nerede?’ İlkesinden vaz geçtiğiniz devlete nasıl sahip çıkacaksınız?

‘Ya milliyetçilik?’ Caddelerinizde gezerek, tabelalara bakınca kendini yabancı bir ülkede zannedersiniz. Üretmediklerinizi kullanmaya başladınız. Vitrinimiz ışıklı ama şalteri İngiliz’in Amerikalının, Avrupalının elinde. Şalteri başkalarının elinde olan bir aydınlık teslim etmedim size.

Adında ‘halk’ olan bir parti bıraktım size ama siz ‘halkçılığı’ tarihe gömdünüz.

‘Devrimcilik?’ Benim heykellerimi çoğaltmak veya rozetlerimi satmak değil devrimcilik! Her türlü siyasal engel karşısında çağdaşlıktan, aydınlıktan, ilericilikten ödün vermemektir devrimcilik. Kişisel çıkarlar karşısında ilk feda ettiğiniz oldu bu devrimcilik.

‘Cumhuriyetçilik.’ Size Cumhuriyeti koruyun diye emanet ettim, siz makam ve korumak peşinde düştünüz. Cumhuriyete karşı bir yangın var iken, piyano çalmanın derdine düştünüz. Cumhuriyet korumak, yangın anında piyano çalmak değil, yangına kova ile su taşımaktır.

Tüzüğünüzde sadece........

© Haber Gündemim