menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hıdırellez ve Tahtacılar Derneği

21 0
06.05.2026

Geçenlerde Sivil Toplumlar Genel Müdürlüğü’nden aldığım bir mesajla, “Adana Tahtacıları Kültür Derneği”ne Onur Üyesi olarak kaydedildiğimi öğrendim. Tarihin şafak vaktinden beridir bu coğrafyada soluk alan Tahtacıların oluşturduğu dernekten bu Mesajı alınca çok duygulandım…

Dünya ne kadar kötü olursa olsun, içinde o denli iyilik barındırır.

Tarumar olmuş bahçelerin yer düşmüş çerçöplerinden yeni ve temiz hayatlar doğar.

Doğa, maymunları, kuşları ve bitkileri, başka başka türden yarattığı gibi insanı da aynı cinsten oldukları halde çeşitli türler şeklinde yaratmıştır. O, en ilkel bir toplumdan en yetkinine kadar geçirdiği bütün evrim safhalarında hiç değişmemiş, daima tabiata hâkim olmak iddiasıyla düşünmüş, kendine, kendi cins ve türlerine hükmetmek için çalışan bir afet kesilmiştir.

 

Bilgisinin sınırlarını genişlettikçe, yetkisinin alanını da genişleten insan oğlu, daha büyük saadetlerin, daha büyük şereflerinkazanılması8 pahasına hiçbir ızdırap ve tehlikeyi göze almaktan çekinmemiştir.

O, adeta Tanrıyla yarışa çıkmış ve yürüyüşüne engel saydığı her kuvvet ve varlığı acımadan devirmekten hoşlanmıştır.

 

Onu bazen bir katil, bir hırsız, bir iffet düşmanı, bazen de bir bilge, iyiliği seven bir melek, özet olarak fazilet ve rezilliğin tam kendisi imiş gibi görüşümüzün sebebi budur…

 

Dünyayı bir yanda kötüler, kafasızlar, şeytanın kılık değiştirmiş insan suretleri… Diğer yanda sayıları az da olsa akıllılar, utanma ve vicdan sahipleri yönetmektedir. Parkta, otobüste, Pazar yerinde yanımdan insan görünümlü, katiller de geçiyor, melekler de…

 

Ne mutlu bana, çevrem, utanma duygusunu kaybetmemiş insanlar dolu. Bu da bir güçtür. Bazen soruyorum Tanrı’ya: Bu ikisini de sen........

© Haber Gündemim