We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

EDEP YA HU

1 0 0
09.09.2021

EDEP YA HU

Edep, ince düşünce, zerafet, hassasiyet, nezaket.. sağlıklı bir toplum yapısının ve özellikle islam dünyasının olmazsa olmazları iken malesef kaybolmaya yüz tutması, insani münasebetlerin kaba ve keskin hatlarla şekillenmesi, ruhun yanlızlığa mahkum edilmesi, maddenin herşeye hakim olması, bu güzel konuları yeniden gündeme getirme ihtiyacı hissettirdi.
Asrı Saadetten ve Osmanlı’dan günümüze ulaşan nakilleri yeniden hatırlamakta fayda var;
Osmanlı da ifadeler gayet nazikane ve pek edibanedir. "Cenabınız", "zat-ı aliniz" yahut "hazretiniz" gibi kelimeler hiç ağızdan düşmez. Hiç bir zaman "ben" denilmez, hep "bendeniz", "kulunuz" ve "duacınız" denilir.
İnsanlarla ilişkilerimizde edepli olmamız gerektiği gibi, yaratılmış tüm mahluka ve cansız varlıklara bile edepli olunması gerektiğini ecdadımız eşsiz emsallerle bize göstermiştir; Odun kesmeye giden köylünün baltasının ağzını bez ile örterek ormana giriş inceliğinden, kurban edilecek koyunun gözlerini bağlama nezaketine ve ihtiyaç sahibi yoksul insanları mahcup etmemek için koyulan sadaka taşlarına kadar bu millet hayata aksettirdiği zerafetle asırlara sesini duyurmuştur.
Kapının hızla çarpılmadan yavaşça örtülmesi bir edeptir. Bu edep inceliğine göre "kapıyı kapat" denilemez (Allah kimsenin kapısını kapatmasın); "kapıyı sırla" denilebilir. Yine aynı şekilde "lambayı (mumu, ışığı) söndür" denilemez (Allah kimsenin ışığını söndürmesin); "lambayı dinlendir" denilir. Keza "lâmba yakılmaz" ancak "lâmba uyandırılır". Ayrıca kapıdan çıkarken kişinin arkasını dönmesi edepsizliktir. Kapı önündeki ayakkabılar dışarı doğru değil (zira bunun manası ‘git bir daha........

© Haber Gündemim


Get it on Google Play