Yeter ki planlar kâğıtta kalmasın..
Samsun… Cumhuriyet’in doğduğu kıyı, bir milletin yeniden ayağa kalktığı ilk adım. Bu şehir üzerinde sadece Karadeniz’in rüzgârı değil, tarihin sorumluluğu da eser. O sorumluluk bir zamanlar üretmek, paylaşmak, dayanışmak anlamına gelirdi. Bugün ise geçmişle bugün arasındaki fark, sadece mimaride değil; zihniyette, hayatın ruhunda.
Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde Samsun’un kalbi tütünle atıyordu. 1925’lerden sonra tütün üretiminde ülkenin öncü illerinden biriydi; her ev bir üretim yuvasıydı. Kadın-erkek aynı emeğin parçasıydı; kadınlar tarlada, erkekler fabrikada, çocuklar tütün kokusuyla büyüyordu. Fabrikaların bacaları tütüyor, ürün sadece Samsun’u değil, ülkenin ekonomisini besliyordu. 1950’lere gelindiğinde kentte sanayi üretimi oranı Karadeniz ortalamasının iki katına çıkmıştı. Üretim ve ticaretin omurgası yerli iş gücüydü.
O yıllarda sosyal hayat da bu üretkenliğin aynasıydı. Halk evlerinde tiyatrolar, halk dansları, müzik etkinlikleri düzenlenirdi. Cumhuriyetin yenilikleri en hızlı Samsun’da benimsendi; kadınlar fabrika........
