Çarşambaspor-Ladikspor Maçının Ardından |
BAL Ligi'nde grubumuzda 3 Samsun takımı var: Çarşamba, Ladik ve Bafra. Bu takımların sıralamadaki yeri ne olursa olsun; 3. Lig'e çıkan takım olmazsa üstte kalan takım ligde kalır, 2. olan Play-Out oynar, sonda kalan küme düşer. Bugün lig bitse Bafra düşmüş, Ladikspor Samsun takımlarından Süper Amatör Lig'de 2. olan takımla Play-Out oynayacak, Çarşambaspor ise ligde kalmış olur.
2. sırada olan takımımızın puanı 43, 3. sırada olan Ladikspor'un ise 38 puanı var; tek hedefleri bizi yakalamak ve ligi 2. sırada tamamlamak. Bunun ne önemi var derseniz; Play-Off maçını 5. olan takımla sahanızda oynayacaksınız, 3 ve 4 arasındaki maçın galibini yine sahanızda kabul edeceksiniz. Bu maçları kazanırsanız, lider olan takımla onun sahasında 3. Lig'e terfi maçı oynama hakkı kazanacaksınız.
Ladikspor; lider Çankırı'yı ve bizi sahasında yendi. İlk 5'i zorlayan Bafra ve Devrek takımlarını da yendiler. Devre arasında 4 iyi oyuncu aldılar, bizim maç öncesinde çok kaliteli bir hocayla anlaştılar ve ciddi ciddi 3. Lig'e çıkmak istiyorlar. Bu maç için bizim verdiğimizin en az 2 katı galibiyet primi vermişlerdir. Tüm bunlara rağmen bizim takımımız onlardan daha kaliteli. Yenemesek de yenilmememiz gereken maçlardandı bu maç. Bu atmosferde çıktığımız maçta neler gördük, diyerek başlayalım.
Yeni hocamızla 2 maç oynadık, ilk maçta Sinop'tan 3-1'lik galibiyetle dönmüştük. Bu ikinci maçımızdı. Çarşambasporumuzun sezon başından beri oynadığı futbolu beğenmediğimizi yazılarımızda ifade ediyoruz. Yeni hocamızla daha iyi oynayacağımızı ümit ediyoruz; iyi oynamaktan muradımız, pas yaparak orta sahayı geçmekti. Sahamızda ağırladığımız tüm takımlar bu paslaşmayı bizden iyi yapıyordu; çünkü en son ligden çekilen ve sahamızda puan verdiğimiz Eflani takımı bile bunu göstermişti. Biz şunları bilmeyiz; oyuncu hastadır, form düşüklüğü içindedir, problemleri vardır vs... Sahaya çıkan 11'e bakar, gördüğümüzü paylaşırız.
Oyunun 5 dakikası dolmadan bulduğumuz gol, maçı ve oyuncuları inceleme fırsatı vermeden bizi rahatlattı; ceza sahası içinde kesilen topta Emir Atik, gençliğinin enerjisini ve çabukluğunu kullanarak golü buldu. 23. dakikada Hakkı Peker ile kullanılan serbest vuruşta, ceza sahasına kesilen topta "olmaz" oldu ve herkes seyretti; topu kalede gördüğümüzde skor tabelası 2-0'ı gösteriyordu. Bu rahatlık içerisinde maçı 62. dakikaya kadar getirdik. İyi mi oynuyorduk? Hayır. Yiyeceğimiz bir golün bizi sıkıntıya sokacağını biliyorduk; o da 62. dakikada oldu. Bir pozisyon öncesinde ceza sahasına kesilen topta golü savuşturduk ama ikincisinde röveşata ile çok güzel bir golü kalemizde gördük.
Bitmeyen dakikalar bundan sonra başladı. Ladik'teki maçta kalecileri bir o yana bir bu yana yatarak en az 15 dakika çalmıştı; bu maçta biz benzerini yapmaya çalıştık ama başarılı olamadık. Ona rağmen hoca maça 8 dakika ilave etti. Maçın hakemi, bazen yalandan yatmaları engellemek adına oyunu oynatan kararlar verdi, tek tük gerçekten olan faulleri kaçırdı. Hocanın oyunu oynatma arzusunu doğru buldum. 62. dakikadan sonra Ladikspor gol atmak için her yolu denedi; orta da yaptı, harika şutlar da çıkardı, kale dibinde topları dışarı da attı; hepsini yaptı ama maçı 2-1 kaybettiler.
Biz iyi mi oynadık? Hayır, ama maçı kazandık. Bu gerçekten takdire şayan çünkü 2.liği garantilemiş gibi olduk. Kalecimiz Ömürcan her zamanki gibi günündeydi, Hüseyin defansta çok iyiydi, Hakkı Peker her zaman atom karınca ve risksiz oynamayı seviyor. Bedirhan daha iyi olmalı, Çaça yorgun ve eski gücünden uzak. Sefa bölgesinin iyisi ama sakatlıkları çokça nüksediyor gibi. Yağız ve Emir en dinamiklerimizdi, gençler. Emir golünü de attı. Hocamız Yağız'ı ikinci yarı oyundan çıkardı ve orta sahanın dinamik ayağı çöktü, niye yaptı bunu anlamadım. Emir genç kontenjanından oynuyor, ilk yarı bitince oyundan çıkarma zorunluluğu yok ki; Emir atom karınca gibi her yerde topa basmaktaydı.
Biliyoruz kenarda devler var, Berat Eyüpoğlu gibi... Ama Berat eski Berat değil; biraz yorgun, biraz daha ürkek. Batuhan ve Sercan iyi oyuncular ama sezon başı gibi değiller. Yakup ismi var ama kendisi hala hazır değil gibi; sanırım finaller için onu 90 dakika oynatarak hazırlamaya çalışıyoruz. Orta saha, orta saha deyip duruyoruz; oyunu rahatlatacak ve rakibi durduracak tek yer burası. Bizim orta sahada bu organizasyonu yapacak bir Ntcham'ımız yok. Emin var, onu da bir türlü kullanmayı beceremedik, oyuna alacak süre bile bulamıyoruz. Serhat hocamdan beklentimiz belli; futbol oynayan bir takım.
Güne geldiğimizde, bu tür derbilerde galibiyet çok kıymetlidir, nasıl olursa olsun. Takımımızı tebrik ediyorum. Gerçekten ciddi bir mücadele ortaya koydular. Her oyuncumuz elinden geleni yaptı, samimiyetle mücadele etti, galibiyeti hak ettiler. Tuğrul Kılıç kardeşimiz de kulübede göründü, artık her şey daha iyi olacaktır. Bu galibiyet ona "hoş geldin" mesajı olsun. Bu takım daha iyisini yapabilecek kalitede ve yapmalıdır.
Bir de maç sonunda ve içinde yaşananlara dair diyeceğimiz var: Hiçbir oyuncumuzun gereksiz kart görme lüksü yok, buna azami dikkat göstermeleri gerekir. Maç bittiğinde, 3 oyuncumuzun yaptığı gibi kenara çekilip yenileni makus talihiyle baş başa bırakıp göndermek en güzelidir.
Önümüzde 3 maçımız var, üçü de final havasında geçecek. Sağlıklı ve spor dolu günler diliyorum.