Bagajda katlanır sandalyesi olmayan var mı?
Valla hiç planımda yoktu. Sabah mutfakta kendime şöyle yarım yamalak bir sandviç hazırlarken buldum kendimi. Hani şu dolapta ne varsa içine doldurduğumuz, alelacele yapılanlardan. Sonra durdum, dışarıya baktım. Gökyüzü o kadar davetkar, esen rüzgar o kadar tatlı ki...
"Ee," dedim kendi kendine, "Bugün Dünya Piknik Günü. Durduğun kabahat!"
İşte tam olarak böyle doğaçlama gelişti her şey. Ne günler öncesinden yapılan yaprak sarmaları var menümde, ne de o saatlerce süren hummalı börek mesaileri. Kaptım bizim meşhur emektar termosu, içine sıcak çayımı doldurdum (biliyorsunuz, o soğuk çay macerasından sonra tövbeliyim, sıcak çaydan şaşmam artık!). Bagajda zaten yaz kış hazır bekleyen o iki katlanır sandalyeyi de unutmadım tabii. Bizim buralarda arabanın arkasında katlanır........
