Eli Dolu Yaşayıp Eli Boş Gitmek

Ne kadar zengin olursan ol…

Denize elini daldırırsın, avucuna dolduğu kadarını çıkarırsın. Gerisi denizde kalır.

Hayat da biraz böyle.

Ne kadar toplarsan topla, ne kadar biriktirirsen biriktir, bir gün o el açılacak.

Peki insan bunu neden unutuyor?

Neden daha fazlası için birbirini eziyor?

Neden makam uğruna dostluklar bitiyor, para uğruna kardeşlikler bozuluyor, koltuk uğruna vicdan susturuluyor?

Bir gün hepimiz gideceğiz.

Ama nedense hiç gitmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz.

Kasalar dolduruyoruz.

Makamların peşinden koşuyoruz.

Sonra da bütün bunların gerçekten bizim olduğunu sanıyoruz.

Yarın bir başkasının.

Bir gün de mirasçıların oturup paylaşacak.

Sen ise geriye dönüp bakamayacaksın.

Kanuni Sultan Süleyman hakkında anlatılan meşhur bir rivayet vardır.

Cihan padişahının, öldüğünde bir elinin tabutun dışına çıkarılmasını istediği anlatılır.

İnsanlar görsün diye.

Cihana hükmeden bir padişahın bile öte tarafa eli boş gittiğini anlasınlar diye.

Rivayet doğru mudur, değil midir?

Tarihçiler bunu tartışabilir.

Ama anlatının verdiği ders tartışılmaz.

İnsanın bütün ömrünü anlatan görüntü belki de budur.

Bugün tek göz odada oturan insan küçülmüş........

© Haber Ege