Yerli Turisti Görmezden Gelmenin Bedelini Daha Ne Kadar Ödeyeceğiz? |
Türkiye turizmini uzun yıllardır konuşuyoruz. Rakamları, rekorları, düşüşleri, toparlanmaları… Ama çoğu zaman tek bir pencereden bakıyoruz: yabancı turist. Oysa son iki yılda sahada gördüğümüz tablo bize çok net bir şey söylüyor; Türkiye turizminin asıl denge unsuru, hatta gizli lokomotifi yerli turist.
Türkiye turizmi yıllardır aynı hatayı yapıyor: Tüm hesabı yabancı turist üzerine kuruyor, iş bozulduğunda ise suçu “küresel krizlere” atıyor. Oysa gerçek çok daha basit ve çok daha can yakıcı. Biz, kendi elimizdeki en güçlü denge unsurunu, yani yerli turisti, sistematik biçimde küçümsedik.
Çünkü tablo çok net. 2025 sezonu bu gerçeği açık açık yüzümüze vurdu. Yabancı turist sayılarında dalgalanmalar yaşanırken, jeopolitik riskler, artan maliyetler ve değişen seyahat alışkanlıkları sektörü zorladı. Ama turizm çarkı durmadı. Neden? Çünkü yerli turist iç pazarıda devreye girdi ve girmesiyle de sektör ayakta kaldı.
TÜİK verilerine göre 2024 yılında yerli turistlerin yurt içi seyahat sayısında ve harcama kalemlerinde istikrarlı bir artış olduğunu gösteriyor. bir önceki yıla göre yüzde 82 artış gösterdi. 2025’te bu ivme daha da güçlendi. Ancak hâlâ bu tabloyu “geçici bir telafi” gibi okumakta ısrar edenler var. Oysa sahadaki gerçeklik çok daha derin bir dönüşüme işaret ediyor. Üstelik bu artış, sadece yaz aylarıyla sınırlı değil. Yerli turist artık hafta sonu kaçamağı yapıyor, sezon dışı seyahat ediyor, doğaya, gastronomiye, sağlığa ve deneyime para harcıyor.
Oysa sektör hâlâ bu profili “ikinci sınıf” müşteri gibi görüyor. Bu bakış açısı değişmeden Türkiye turizminin sürdürülebilir olması mümkün değil.
Ve kimse kusura bakmasın: Bu bir tesadüf değil, bir “geçici telafi” hiç değil. Bu, uzun süredir görmezden gelinen bir gerçeğin patlak vermesidir.
Yanlış Soru: “Yabancı Ne Zaman Gelir?”
Sektörün yıllardır sorduğu soru yanlış:
“Yabancı turist ne zaman artar?”
Asıl sorulması gereken şu:
“Biz kendi vatandaşımıza ne sunuyoruz?”
Sezon Kırılıyor, Alışkanlıklar Değişiyor…Marmaris’te Kırılan Ezber
Marmaris yıllarca turizmin en klişe cümlesine mahkûm edildi:
“Burası yazlık yer.”
Yıllarca Marmaris denince akla gelen şey belliydi: Haziran’da aç, Eylül’de kapa. Ekim’den sonra “ölü sezon” başlar, işletmeler kepenk indirir, istihdam biter, bölge adeta kış uykusuna yatardı. Bugün bu ezber bozuluyor.2025 itibarıyla bu ezber bozuldu. Ve bu bozulma kendiliğinden değil; doğru yatırımların sonucu.
2025 sezonu bana şunu net biçimde gösterdi: Artık mesele “yazı ne kadar iyi geçirdik” değil, “yılı nasıl doldurduk” meselesi. Yabancı turistteki dalgalanma, yerli turistin........