Kalbi Yaralanmış Çocukların Sessiz Duası

Canım kadın,
İnsan bazen büyüdüğünü sanır…
Ama içinin bir yerinde çocuk kalır.
Kırılmış, susturulmuş, anlaşılmamış o minicik çocuk.

Çünkü bazı evler sıcak değildi.
Bazı sözler sevgi taşımıyordu.
Bazı anne babalar, ebeveynlikten çok kendi yaralarının peşindeydi.

Kimileri bencildi…
Kimileri sevgisini koşula bağladı…
Kimileri acılarını çocuğunun omuzlarına bıraktı.
Ve bazıları, kendi eksikliğini çocuğunun ruhunda tamamlamaya çalıştı.

Bir çocuk kendini sevilmeye layık hissetsin diye değil,
itaat etsin diye büyütüldü bazen.
Sevgi gösterilmedi; yalnızca sahiplik öğretildi.
Korku, disiplin diye sunuldu.
Sessizlik, saygı diye dayatıldı.

Kimi evlerde sevgi değil, gölge büyüdü.
Kimi evlerde şefkat değil, yük verildi.
Ve ne acıdır ki…
Toplum bunu “anne babalıktır” diye kutsallaştırdı.

Oysa hiçbir kutsallık, bir çocuğun gözyaşından daha değerli değildir.
Hiçbir gelenek, bir kalbi kırma hakkı vermez.
Ve hiçbir unvan, sevgisizliği temize çekmez.

Bugün büyümüş nice kadın, nice adam
hâlâ içindeki küçük çocuğu iyileştirmeye çalışıyor.
Onların........

© Haber Ege