ELAZIĞ’IN BEREKETLİ TOPRAKLARI

İlçeleri, Ovaları, Köyleri ve Doğal Zenginlikleriyle Anadolu’nun Saklı Hazinesi “Bir şehir ancak kendi değerlerine sahip çıktığı kadar büyüktür…” Doğu Anadolu’nun incisi olan Elazığ yalnızca tarihiyle değil; verimli toprağı, üzümü, kayısısı, balı, pekmezi, gölü, dağı, ovası ve doğal güzellikleriyle Türkiye’nin en bereketli şehirlerinden biridir. Elazığ gerçekten de Türkiye’nin sahili en değerli illerinden biridir. Çünkü Fırat Nehri’nin Elazığ’ın üç tarafından geçmesi ve Hazar Gölü ile birleşen doğal güzellikleri, bu şehrin adeta bir yarımada görünümüne sahip olduğunu göstermektedir. Türkiye’de çok az şehir böylesine büyük bir su zenginliğine, doğal güzelliğe ve bereketli topraklara sahiptir. Bugün Türkiye’de birçok ilin ilçesi vardır ama her ilçesi ayrı bir değer taşıyan, her köyü ayrı bir üretim merkezi olan şehir sayısı çok azdır. Elazığ ise ilçeleriyle, köyleriyle, ovalarıyla ve üretim gücüyle Anadolu’nun en kıymetli şehirlerinden biridir. Bir yanda Keban Barajı, bir yanda Hazar Gölü, diğer tarafta bağlar, bahçeler, üzüm diyarları, kayısı bahçeleri, bal üretimi ve bereketli ovalar… Elazığ; yalnızca şehir merkezinden ibaret değildir. Bu şehrin gerçek gücü ilçelerinde, köylerinde, ovalarında ve üretim yapan insanındadır. Ayrıca Harput gibi tarihi bir medeniyet merkezi de Elazığ’ın en büyük değerlerinden biridir. Harput, yalnızca Elazığ’ın değil, Anadolu tarihinin en önemli kültür miraslarından biridir.

ELAZIĞ’IN BEREKETLİ OVALARI

Bermaz Ovası Elazığ’ın en verimli tarım alanlarından biri olan Bermaz Ovası, yıllardır bölge tarımının can damarı olmuştur. Uluova Verimli toprağıyla bilinen Uluova, Elazığ’ın tarım gücünü ayakta tutan en önemli ovalardan biridir. Altınova Adı gibi altın değerinde toprağa sahip olan Altınova, tarımsal üretim açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Kuzova Sebzesi, meyvesi, buğdayı ve üretim gücüyle Kuzova, Elazığ’ın bereketli yüzlerinden biridir. “Ovalar beton değil, üretim alanıdır” Bugün Türkiye’de birçok şehir böyle verimli ovalara sahip değildir. Elazığ’ın sahip olduğu bu değerlerin kıymeti bilinmeli, korunmalı ve gelecek nesillere aktarılmalıdır. Ne yazık ki geçmiş yıllarda bu verimli arazilerin bazı bölümleri plansız şekilde imara açılmış, tarım alanları betonlaşmaya kurban edilmiştir. Dağlar boş dururken, verimli ovaların ve üretim alanlarının imara açılması Elazığ adına büyük bir kayıp olmuştur. Bugün birçok insan haklı olarak şu soruyu sormaktadır: Bu kadar değerli tarım arazileri neden korunmadı? Rant uğruna bereketli toprakların kaybedilmesi yalnızca bugünün değil, geleceğin de zarar görmesine neden olmuştur. Bu kararların altında imzası olanlar da tarih önünde bunun vebalini taşıyacaktır. Bir başka acı gerçek ise sulama sorunlarıdır. Elektrik maliyetleri ve sulama problemleri nedeniyle bazı ovalarda üretici büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Koskoca ovalar, sadece elektrik ve sulama sorunları çözülemediği için göz ardı edilmiştir. Üretici toprağı ekip biçmek isterken yalnız bırakılmıştır. “Elazığ neden göz ardı edildi?” Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun bazı bölgelerinde yıllarca tarımsal sulama konusunda farklı uygulamalar yapılırken, Elazığ’daki üreticinin elektriğinin kesilmesi ve sulama sıkıntıları yaşaması kamuoyunda büyük tepki oluşturmuştur. Yerel basında ve ulusal basında defalarca gündeme gelen bu sorun karşısında Elazığ’daki bazı STK’ların yeterince güçlü ses çıkarmaması da üreticiyi üzmüştür. Köylünün suyu kesilmiş, sulama kanalları işlevsiz hale gelmiş, üretici toprağını ekip biçerken yalnız bırakılmıştır. Bugün........

© Günışığı Gazetesi