“Çöküşün Eşiğinde: Türk Toplumu Kendi Kültürünün Altında Kalmaya Başladı”

Toplumlar bir anda çökmez. Bir millet önce kendi kültürünü, sonra komşuluğunu, sonra okulunu, en son da kendini kaybeder. Biz bugün o kaybın tam ortasındayız.

1. EVİN EŞİĞİNDE BAŞLAYAN BÜYÜK ÇÜRÜME

Her şey evde başlar. Ev düzelmezse okul düzelmez, okul düzelmezse toplum düzelmez. Bugün aile dediğimiz yapı çatırdıyor.

Çocuk artık ilk terbiyeyi anne babadan değil, telefondan alıyor. Evde sevgi yok, saygı yok, düzen yok. Anne baba çocuğa yön veremiyor; sosyal medya çocuğun aklını, dizi filmler ruhunu şekillendiriyor.

Ve sonra “Toplum niye bozuldu?” diye soruyoruz. Sebebi işte burada: Evlerin içindeki düzen çöktü, toplumun dışındaki huzur da gitti.

2.SOKAKLAR ARTIK GÜNDÜZ BİLE KORKU VERİYOR

Eskiden akşamları aileler gezmeye çıkardı. Kimse korkmazdı.

Bugün akşamı geçtim, gündüz bile insanlar çocuklarını tek başına dışarı çıkaramıyor. Anne baba çocuğunu okula kendi bırakıyor, kendi alıyor. Bakkala, markete yollamaya bile korkuyor.

Bu, Türk toplumuna yakışan bir tablo mu? Biz güven toplumuyduk. Kapılar kilitlenmezdi, komşu komşuyu tanırdı.

Şimdi aynı apartmanda oturup karşı komşunun adını bilmeyen insanlar hâline geldik. Asansörde göz göze gelmek bile lüks oldu.

Bir milleti yok eden en büyük tehlike, birbirine yabancılaşmasıdır. Biz işte o uçurumun kenarındayız.

3.KOMŞULUĞUN BİTTİĞİ YERDE TOPLUM DA BİTER

Eskiden komşuya bir tabak yemek götürmek şerefti. Bugün koridorda selam vermeden yanından geçip gidiyoruz.

Birine bir şey olsa, yardım etmeye çekiniyoruz. “Karışmayayım başım belaya girmesin” zihniyeti toplumu öldürüyor.

Bir millet komşusunu tanımıyorsa, kültürünü kaybetmişse, korkudan kapı........

© Günışığı Gazetesi