Komşu Komşunun Külüne Muhtaç Değil mi? |
Dün akşam mutfağa geçip canım şöyle güzel bir kek yapmak istedi.
Malzemeleri hazırlarken bir de baktım ki yoğurt bitmiş.
Gayriihtiyari elime telefonu aldım, hemen bir sanal market uygulamasını tıkladım.
Tam ekrandan sepeti doldururken, parmağım o "sipariş ver" butonunun üzerinde öylece kalakaldım.
Kendi kendime bir an geçmişe gittim…
Gerçekten çok konforlu bir ortam, öyle değil mi?
Oturduğumuz yerden sepetimizi dolduruyoruz, dakikalar içinde birileri ihtiyaçlarımızı kapımıza getiriyor.
Peki, bu konforun karşılığında bizden nelerin alınıp götürüldüğünün farkında mıyız?
Eski toprakların o meşhur sözü de zamana yeniliyor sanki: Artık komşu, komşunun külüne muhtaç değil.
Çünkü artık hepimizin elinin altında sanal marketler var.
Oysa dün akşam beni o ekranda durduran, hani evde yoğurt bitince annelerimizin dilinden düşmeyen o meşhur, "Koş, komşudan bir tabak al" devriydi.
Dijitalleşen dünyada, o çok sevdiğimiz atasözünün bahsettiği "komşunun külü" de o sanal kuryelerin motor gürültüsünde uçup gidiyor.
O bir tabak yoğurt........