23 Nisan Eşiğinde: Mustafa Kemal ve Hür bir Vicdanın İnşası
Zaman zaman, tarihin derinliğini ve şahsiyetlerin büyüklüğünü kavrayamayan sığ suların dalgalandığını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı asılsız "dinsizlik" ithamlarının birer karalama kampanyasına dönüştüğünü görüyoruz.
Ancak bir edebiyatçı ve tarih okuyucusu bilir ki; hakikat, gürültüye teslim olmayacak kadar köklüdür.
Atatürk’ü din karşıtı gibi göstermeye çalışanlar, aslında O’nun dinin "özünü" cehaletin pençesinden kurtarma mücadelesini anlamak istemeyenlerdir.
İmanın Tezahürü: Mücadele ve Teslimiyet
Bir insan düşünün ki; ömrü cephelerde, "vatan sevgisi imandandır" düsturuyla geçsin.
23 Nisan 1920’de, Ankara’nın o mütevazı Meclis binasını dualarla, hatimlerle, kurbanlarla açan bir iradeyi "dinsiz" ilan etmek; sadece tarihe değil, o günün samimi ruhuna da ihanettir.
Atatürk, hiçbir zaman dini reddetmedi; O, dinin bir "ticaret" ya da "siyaset" aracı haline getirilmesine savaş açtı.
Kur'an ile Buluşan........
